VAMBERY, ARMİNİUS

ANASAYFA

VAMBERY, ARMİNİUS; Voyages d’un Faux Derviche dans l’Asie Centrale; Paris, 1867.

Yazar (1832-1913) Macar asıllı bir Yahudi; dil bilgini ve Orta Asya halkları uzmanı. İngiliz çıkarları için çalıştığı kanısı egemen. Abdülhamit’le de temasları olmuş.

Eserden notlar: Türkmenler hakkında bildiler. Yazarın elde ettiği bilgiler Mouravieff’inkilere “az benziyorlar.” (s. 35) Türkmenler dokuz halk. Halklar da taifelere ayrılıyorlar. Onlar da daha küçük kollara ayrılıyorlar. GÖKLEN halkı on taife (branş), 12 bin çadır; yaklaşık 60 bin kişi. YOMUT’lar 40 bin çadır, 200 bin kişi. (Mouravieff iki milyon demiş!) Kendi aralarında kavga, yağma vb. pek yok. Topluluğa dinden çok gelenek hakim. Din de geleneğe uydu. (s.39) Şefleri yok. Kendi iddialarına göre herkes kral. (s.42) İranlıları hep soyuyor, yağmalıyorlar. Keçe ve halı en önemli ürünleri. Bunlar en eski zamanlardan kalmış tarihi “monument-abide”ler; iyice incelenmeliler. (s.50)

Buhara, Hive ve Hokand Osmanlı sultanlarını halife sayıyorlar. Her sultan değişikliğinde İstanbul’a olağanüstü elçiler yollayıp rütbeler istiyorlar. Fakat bu durum teorik; aslında sultanların bu üç hanlık üzerinde pek bir etkileri yok. (s.254)

Rusya’nın “uygarlaştırıcı” görevi ihtiyatla karşılanıyor. İngilizler bu gelişmeye kayıtsız kalamazlar. Buhara’da Yahudilerin durumu çok kötü. Yıllık vergilerini öderken iki hafif “tokat” alıyorlar; eskiden Roma’da ve Languedoc’ta olduğu gibi.. (s.163) Köle bile olmaya layık görülmüyorlar. Bunu imtiyaz sayıyorlar. Orta Asyalı yöneticiler Osmanlılardan çok daha bağnazlar. Yazar çok eski uygarlığa sahip Taciklere çok acıyor..

Yazar sonuç olarak Hristiyan uygarlığın Asyalılar için bir iyilik (bien-fait) olacağı kanısında. (s.260)

Eser hakkında aynı yıl (1867) Revue des Deux Mondes’da çıkan bir yazıda Türkmenlere çok karşı bir espri hakim. Türkistan’ın (Buhara ve Hive’nin) Rusya tarafından fethinin iyi olacağı, bunun Avrupa’da hiç kıskançlık doğurmaması gerektiği ifade ediliyor. O bölgede köleleşmiş tek halkın Tacikler olduğu söyleniyor.

A.Vambéry, His Life and Adventures Written by Himself; Londra, T. F.sher Unwin, 1884. (XIII-370 s.)

BNF katalogunda sonuncusu 1994’te olmak üzere on bir baskısı bulunuyor. Diğer eserleri:

La Turquie d’aujourd’hui et d’avant Quarante Ans; Paris, P.V. Stock, 1898.

La Turquie est-elle susceptible des Réformes; Budapeşte, 1878. (59 s.)

Bunu savaş sonucu tayin edecek, diyor. Bu söz Türk zaferleri üzerine söyleniyor. Ruslar “kil ayaklı dev”ler!.. (s. 3)

Osmanlıları ve Türkleri hararetle savunuyor, yazar. “Abbasilerin ihtişamlı saraylarını sanat ve bilimde geçen Herat’da, Timur’un çocukları, yani Türkler hüküm sürüyorlardı.” (s. 22)

Milletlerin eşitliği yönünde büyük adımlar atıldı. Bu konuda Batı’dan çok ileriler. Büyük elçilerin çoğu Rum: Londra, Viyana, Atina, Berlin, St. Petersburg.

Adalet, Nafia, Dışişleri nazırlıkları memurları yarısı Rum, yarısı Ermeni. (s. 35)

Genç sultan Abdülhamit’in “ekonomi ve düzen aşkı” övülüyor. (s. 49)

“Elçilerimizin, hatta elçilik sekreterlerimizin İstanbul’da küçük hükümdarlar havasına büründüklerini kim bilmiyor?” (s. 42)

Savaş içinde yazılmış, iyimser gözlemlerle dolu bir etüd. “Türkiye hasta değil, İslamiyet çürümeye mahkûm değil!” (s.5)

Buhara, Delhi, Kâbil, Semerkant,  Lahor Türkleri din konusunda çok zayıflamış, dinden uzaklaşmışlar. İstanbul’da ve eyalet merkezlerinde “Multeka el-Übhur”u okumuş olanlar sadece Müslüman din adamları değil; hristiyanlar da var. (s.16) İstanbul bir Avrupa şehri değilse bile Orta Asya şehirlerinden de çok farklı. Japonya hariç, Doğu’da en çok ilerlemeyi Osmanlılar gerçekleştirmişler. (s. 19)

Yazar Türklüğe karşı yapılan ırkçılığın saçmalığını ortaya koyuyor. (s.22)

Kırım savaşından sonra Güney Rusya’ya giden Bulgar aileler pişman olup geri dönüyorlar. (s.27)

Osmanlı ulusları (Ermeniler ve Rumlar da dahil) yüzyıllardır aynı rejim altında yaşaya yaşaya birbirine benzemişler. (s.28)

Osmanlı elçileri hep hristiyan: nezaretler de hristiyan dolu. Dışişleri, adalet ve bayındırlık bakanlıkları yarı yarıya Rum ve Ermeni. PTT müdürü Ermeni, Matbuat müdürü Ermeni Serkis efendi. Devlet Şurası’nda da Ermeni, Rum ve Yahudiler var.  Alt mevkilerde bazen hristiyanlar daha fazla. (s.35)

Abdülhamit ve Kanuni Esasi övülüyor.

Das Türkenvolk, in seinem etnologishen und etnographischen Beziehungen geschildert by Hermann Vambery; Leipzig, F.A. Brockhaus, 1885. (XII- 638 s.)