CLAY, CHRİSTOFER G. A.

ANASAYFA

CLAY, CHRİSTOFER G. A; Gold for the Sultan, WesternBankers and Ottoman Finance, 1856-1881; Londra, I. B. Tauris, 2000. (XX-698 s.)

Yazar Bristol Üniversitesi’nde profesör. Osmanlı Bankası yöneticileri ile Osmanlı bakanları ve yüksek memurları iç içe çalışıyorlardı. Yazar eserini bunlar arasındaki yazışmalara dayanarak hazırlamış. Bu konuda Velay ve  dışında önemli bir eser yok diyen yazar kendi çalışmasının bir boşluğu doldurduğunu söylüyor.

Esere girişinde 1875 iflasının daha sonraki büyük toprak kayıplarında, tek değilse bile önemli bir neden olduğunu söylüyor: “Rumeli’nin nüfus kompozisyonu dikkate alınırsa Osmanlıların bu kadar toprak kaybetmeleri kaçınılmaz olmaktan uzaktı” (s. 2)

1860’lar öncesi Osmanlı devlet adamlarının çoğu “zeki, yeter derecede enforme ve bazı hallerde de gerçekten çok yetenekli insanlar.” (s. 8)

Tarım çok geri; üretkenlik çok düşük; ayrıca gümrük özerkliği yok. Vergi toplayacak yeterli ve dürüst kadrolar yok. Ayrıca İstanbul’un vergi muafiyetleri var. (s.8) 1873-74 yıllarında önemli kıtlıklar oldu.

Dış borçlar henüz gerçekleşmeden küçük avanslar şeklinde alınıp, daha önceki borçların faizlerini ödemek için harcanmaya başlanıyor. Uzun vadeli borçlar kısa vadeli ve yüksek faizli borçları ödemek için bir çeşit konsolidasyon mekanizmaları. (s. 9)

1860 ve 70’lerde İstanbul’da kurulan bankalar hemen tamamen Osmanlı Hükümeti’nin kısa vadeli ihtiyaçlarını çok kârlı bir şekilde karşılayan kurumlar oldular. Sanıldığı gibi BİO (Banque İmpériale Ottomane) kronik durumun devamına çalışmıyor. Belki de 1875’deki borç tehirini 1873 sonbaharında yapmak daha iyi olacaktı. Hatta 1866’da! (s. 10) Sonunda alacaklılar da çok kaybettiler. Bankalar arasında rekabet yüksek olduğu için faizler o kadar yüksek değil.

1875’de borçların yarısı askıya alındı; fakat asıl iflas (tüm borçların ödenemez hale gelişi) 1876 yazında Scouloudi Şemasının çöküşü ile oldu.

1873 kıtlığında binlerce (on binlerce değilse) insan öldü. Bu ezici baskı da iflasın nedenleri arasında. Yazar kıtlığı Levant Herald gazetesinden aktardığı sayfalarca haber ile anlatıyor. Kıtlığa hava koşulları ve artan ezici vergiler neden olmuşlardı. Sultanın aşırı harcamaları da vergi artışlarına yol açıyordu. 1874 Konvansiyonu (Banka ile Hükümet arasında) ile harcamalar kısıtlanmaya çalışılırken Sultan Aziz bir zırhlı ve 500 Krupp topu ısmarlamış. (s. 282)

1875 Ağustos sonunda Mahmut Nedim Paşa sadrazam oldu. Batı etkisine en karşı devlet adamı. Ağustos ortasında Bosna Hersek isyanı Osmanlı kağıtlarının değerini düşürmüştü. (s. 204) Mahmut Nedim bankerlerin borç koşullarından memnun olmayınca “ödünç vermeye bankerlerden çok daha hevesli olan” Galata bankerlerine döndü. (s. 296)  6 Ekim’de karar açıklanınca kıyamet koptu. Nedim Paşa Galata ve BİO ile konuşmadan kararı almış. 9 Ekim’de ikinci tebliğ ile % 5 faizli “tahvilatı cedid”in  (% 5’lik faizlerle beraber) yılda iki kez ödeneceği açıklandı. Bunlar için Mısır vergisi; tütün, tuz, gümrük vergileri karşılık gösterilecek.  Bunlardan oluşan fonu yöneten sendikanın üyeleri tayinle gelecek. Bu fonlarla % 5 faizli “Tahvilatı Cedid” ve normal faizlerin yarısı ödenecek. (s. 300.)

Mahmut Nedim Paşa hükümette de izole durumda. Maliye nazırı bile ona düşman. (s. 300).

Mahmut Nedim Paşa’nın rolü? “Önlemin fiilen ondan (İgnatief’ten) çıktığını ve amacının da satılmış ya da kandırılmış olan sadrazamın şahsında Osmanlı Devleti’nin itibarını ve mali durumunu yok etmeye yönelik bilinçli bir girişim olduğunu varsaymamız için özel bir neden bulunmuyor.” (s. 301) Burada Davison’a gönderme var.) BİO’nun dört en yüksek yöneticisinde Richard Edward’a göre İgnatief daha önce  bir çok  (‘successive’) sadrazama bu yönde tavsiyelerde bulunmuş. (s. 623, 69 no’lu dipnotu).

Faizlerin beş yıl yarısının ödenmemesi Hazine’ye her yıl yedi milyon streling tasarruf sağlıyor. Bu tasarrufla 1873’de haraç vergisine konan ve felaket getiren artış da kaldırılabilir. Ne var ki kimse Abdülaziz’e gerçekleri söylemeye cesaret edemiyor. (s. 302)