ROSENTHAL, F.

ANASAYFA

ROSENTHAL, F.; A History of Muslim Historiography; Leiden, 1968.

Yazara göre Brockelmann’ın Geschichte der arabischen Literatur’u (1898-1902) ile “İslam tarih-yazıcılığı konusundaki bilgilerimiz sağlam bir temele kavuştu.” (s.4)  Bu eserde esas olarak VII-X. yüzyıllar arası Arap uygarlığı inceleniyor. Fakat X. yüzyıldan itibaren, Tabari’nin serbest bir çevirisiyle önemli bir İran ve bir de Türk tarih yazını ortaya çıkıyor.

İslam’da tarih-yazıcılığının ilk belirtileri Ahbar (İlm-ü Ahbar) şeklinde ortaya çıktı. “Ahbar hikaye ve anekdot anlamında tarihe tekabül ediyor. Zaman içinde bir bir tespit ya da aralarında organik bir ilişki bulunan olgular demeti anlamına hiçbir şekilde gelmiyor. Daha sonra terim Muhammed’in ve özel olarak da eski İslam otoritelerinin sözleri ve eylemleri hakkında bilgi şeklinde ek bir anlam kazandı. ‘Ấtâr’ gibi sözcüklerle birlikte, pratikte,  ‘Hadis’le eş anlama gelir gibi bir duruma geldi.” (s. 11)

“Hiç olmazsa IX. yüzyıldan itibaren genel olarak ‘history’ anlamında kullanılan ‘tarih’ sözcüğü tamamen farklı bir sözcük.”  “Batılı modern tarih kavramıyla Ortaçağ Müslüman tarih kavramı arasındaki boşluk, bilinçli Müslüman tarihçiler tarafından tarihi yapan temel faktör olan insan davranışını etkileyen değişme unsurlarıyla doldurulmadı.” (s.16)

Taşköprüzade’nin tarih anlayışı, Miftah es Saadet’e dayanılarak  veriliyor. Buna göre tarih ulusal ya da dini grupların, ülkelerinin koşullarını, kanunlarını, adetlerini, üye bireylerin icra ettikleri meslekleri, secereleri, ölüm yıllarını vb. inceler. Sonra da peygamber, aziz, alim, şair, sultan vb.nin “koşullarını” inceler diyor ve yararlarını sayıyor. (s.531)

“İslam tarih yazımının herhangi bir entelektüel hareket yarattığı söylenemez. O sadece İslam zihniyetinin korunması ve başardıklarının yansıtılması gibi mütevazi bir araç işlevi gördü.” (s.195) Batı tarih yazımına pek az etkisi oldu. Batı tarih-yazıcılığının “gerçekten evrensel anlayışa” doğru gitmesinde rol oynadı. “D. Hume, Th. Warton ve onlar aracılığıyla J. G. Herder’in tarihlerindeki İslam tablosuna ilham verdi.” (s.197)