İTZKOWİTZ, N

ANASAYFA

İTZKOWİTZ, N.; Eighteenth Century Ottoman Realities; Studia İslamica, 1962, 16.

Yazar Lybyear’ın tezlerini eleştiriyor. Lybyear Osmanlı kurumlarını islami kurumlar ve yönetici kurumlar diye iki başlık altında inclemişti. Ona göre yönetici sınıf mensupları hemen tamamen Hıristiyan asıllı idiler ve XVIII yüzyılda bunlar temizlendiler ve yerlerini “özgür kökenli Müslümanlar aldı”. Bu ise devletin çöküşüne yol açtı. (s.81)  Görüldüğü gibi bu tez Hıristiyan üstünlüğüne dayanıyor. Osmanlıların haşmet dönemi Hıristiyanların eseri gibi gösteriliyor.

Lybyear’ın kendisi din adamıydı. Presbiter Kilisesi’nde 1900’da tayin oldu ve bunu izleyen yedi yılda İstanbul’da, Robert Kolej’de matematik öğretmenliği yaptı. 1919’da da Amerikan Manda Komisyonu’nda Türkiye konusunda müşavirlik yaptı. Özgün tezleri ne eleştirildi, ne de savunuldu; sadece tekrarlandı. Gibb ve Bowen klasik eserlerinde Lybyear’ın şemasını izlediler. Toynbee de Osmanlı toplumuna aynı gözlüklerle baktı. (s.6)

İtzkowitz bu şablonun gerçeklere uymadığı kanısında. Ona göre ulemada da Hıristiyan kökenliler olduğu gibi, XVIII. yüzyılda iddia edildiği gibi bir temizlik olmadı. Hala bir çok Hıristiyan kökenli yönetici buluyordu. (s.82)

Yazar işin etnik yönünü eleştirdikten sonra, yükselen bir zümre olarak, üçlü bir kategoriye dikkati çekiyor: Kalemiye, seyfiye, ilmiye (s.84). XVIII. yüzyılda (yazar 1683-1774 arasını alıyor) Saray mensuplarının (kliğinin) gücü azalıyor. Bir çok eyalet valisi sadrazam oluyorlar. (s.86). XVIII. yüzyılda Kalemiye, defterdar ve reis efendi başkanlığında iki ana kola ayrılıyor. Reis efendilerin önemli bir kısmı sadaret mektubî kaleminden geliyorlar. (s. 88) Reis efendi mevkii daha önceki dönemde baş defterdarlığın önemini kazanıyor. (s.90) Baş defterdarlık önemini kaybedince defterdarlar artık pek eyalet valisi ve sadrazam olamıyorlar. XVII. yüzyılda başlayan, yeniçeri çocuklarının yeniçeri; ulema çocuklarının ulema; bürokrat çocuklarının bürokrat olmaları geleneği XVIII. yüzyılda güçleniyor. Bu devamlılığa ait bir çok ampirik bilgi veriliyor. (s. 91). Bürokratlar III. Selim ve II. Mahmut’un reformlarını destekliyorlar. (s. 91) Yeniçeri kırımı “askeri bir önlem olmaktan fazla bir şeydi; reformistler ve mevki peşinde olanlar arasındaki iç ilişkiler Namier tarzında incelenmeli.” (s. 93)