FERRO, MARC

ANASAYFA

FERRO, MARC; La Russie dans tous ses Etats; La Découverte, Paris, 1993.

Fransa’nın önde gelen tarihçilerinden Marc Ferro  bu kitabında XVIII. yüzyıl diplomasisi ile ilgili Osmanlı devletini de çok yakından ilgilendiren analizler yapıyor.

Bu esere gönderme yaparak kaleme aldığı bir makaleden (Introuvable Place de la Russie en Europe; Le Monde Diplomatique, Ekim 1993)  aldığım bazı notlar:“Paris ile Saint-Petersburg arasında dönüm noktası XVIII. yüzyılın ikinci yarısıdır. O zamana kadar Türkler, Polonyalılar, hatta İsveçliler, Orta Avrupa’ya yerleşen prenslere karşı  Bourbon’ların karşı taraftan müttefikleri oluyorlardı. O zaman Ruslar Fransa’nın dostlarının düşmanlarıydı. Fakat Prusya’nın yükselişi ve Polonya’yı tehdite başlaması Elizabet ile XV. Louis arasındaki büyük Fransa-Rusya anlaşmasına yol açtı. I. François’dan beri ilk kez Paris, İstanbul’u Rusya lehine terk ediyor ve bu ülkenin Güney Batı’ya doğru yayılmasını yönlendiriyordu. Bu İngiliz-Holanda kapitalizmine karşı; Devrim’den sonra da merkezi güçlere karşı cephe politikası izlendi, örneğin 1807 Tilsit’te Napolyon-Çar Aleksandr görüşmeleri.

Aynı şey XX. yüzyılda da devam etti. 1934’te Almanya silahlanma tehdidine başlayınca Fransa yine Rusya’ya döndü.

XIX. yüzyılda Avrupa dışı sayılan Rusya değil Osmanlı İmparatorluğu oldu. 1917’den sonra Rusya tam Avrupalılaştı; fakat paradoksal olarak bu kez Avrupa dışı sayıldı.

1941 yaz aylarında Goebels’in kameraları savaşın gerçek hedefini göstermek için Sovyet esirleri arasından Moğol suratlı olanları seçiyorlardı.” Rus kimliği hiçbir zaman etnik olmadı; Ortodoksluk Rus kimliğinin özünü teşkil etti. Piotr Çadaev 1836 tarihinde Telescope dergisinde kimlik tartışmalarını başlattı. Rusya her şeyi Avrupa’dan aldı; dünyaya bir şey vermedi, diyordu. I. Nikola onu deli ilan etti ve Sibirya’ya sürdü. Bielinski sosyalizmi seçti. (Saint-Simon, Proudhon ve çok geçmeden de Marx). İvan Kireevski ise 1845’de Slavcılık doktrininin ilk ifadesini verdi. Ortodoksluğu yok edeceği düşüncesiyle Aydınlanma’ya karşı idi.