LANGER, WİLLİAM L.

ANASAYFA

LANGER, WİLLİAM L.; European Alliances and Alignments 1871-1891; New York, 1950.

“Kırım Savaşı bu militan ve muzaffer milliyetçilik dönemine bir başlangıç olarak kabul edilebilir.” (s. 3) (XIX. yüzyılın ikinci yarısı ulusal hareketler çağı oldu.). Bu dönemde demokratik fikirlerin gelişmesi orduları bir profesyonel ordu olmaktan çıkardı; “silahlanmış uluslar” haline getirdi. Genel askerlik ilkesi benimsendi ve dış politika da giderek kamuoyuna dayanmaya başladı.

1870 savaşının çıkmasında en çok sorumlu III. Napolyon. (s. 7-8) “Şimdiye kadar hiçbir savaş uluslar arası ilişkilerde bu kadar açık bir biçimde derin değişiklikler yapmadı.” (s. 9) Rus Çarı tüm Alman-Fransız savaşı boyunca Almanları tuttu. (Prusya kralı Rus Çarı’nın amcası idi.) Buna karşılık Bismarck da Londra Konferansı’nda, İngilizlerin de rızasıyla Rusya’nın Karadeniz’de filo bulundurmasını yasaklayan hükümlerin ilgasına razı oldu. (s. 11) Alman birliği İngiltere’de endişe uyandırdı. Bismarck İngiltere’ye yaklaşamıyor; bu durumda İngiliz-Rus dengesine aracı olmalı.

Avusturya 1867 yenilgisinden sonra hep intikam peşinde koştu. Fakat Sedan’dan sonra çok korktu ve daha fazla toprak kaybetmemek için Almanya ile iyi geçinmenin yollarını aradı. Bismarck da bunu istiyordu. Üç İmparator Eylül 1872’de Berlin’de buluştular. Siyasal anlaşma olmadı; ancak Bismarck bunu bir dostluk gösterisi olarak kullandı. (s. 21)

Bu sırada Prens Gorchakof ve Andrassy (Avusturya) Bosna-Hersek ve Yakın Doğu’da statüko için anlaştılar. Balkanlarda mevcut durumun korunması için “yazısız anlaşma” yaptılar. (s. 22) Bu arada İngiltere Fransa’ya, Fransa da Rusya’ya yaklaşmak istiyor.

Mayıs 1873’te Almanya ve Rusya Saint-Petersburg’da bir “askeri konvansiyon” imzaladılar. Biri üçüncü bir devletle savaşırsa diğeri 200 000 kişilik bir orduyla yardımına koşacak. (s. 23) Avusturya başlangıçta usulle ilgili itirazlar ileri sürerek katılmadı. Bunun üzerine üç ülke arasında daha genel karakterde bir barış ve dayanışma anlaşması imzalandı. Haziran 1873’te yapılan bu anlaşmada bir “monarchical” taraf var. (s. 24) Bu yeni “Kutsal İttifak” devrime karşı. Bu anlaşmada Osmanlı Devleti doğrudan ele alınmamıştı. Bu yüzden birkaç yıl içinde anlamını kaybetti.

Bismarck’ın Kulturkampf’ı (Devlet-Kilise kavgası) Fransa’yı tecrit etme amacı güdüyordu. (s. 36)  1869-70’de Vatikan Konsili Papa’nın “yanılmazlığı”nı koydu. Fransa da kabul etti. Bismarck anılarında bunu Kulturkampf’ın başlangıcı saymış. İmparatoriçe Eugénie, Bismarck’a göre Cizvitlerin oyuncağı ve Protestan düşmanı. Almanya’da çok Katolik var; bunlar ayrılıkçı ve Vatikan bunları destekliyor.

1877 Rus Harbi öncesinde Bismarck Osmanlı Devleti’nin taksiminden yana; fakat İngiltere buna katılmıyor.Bu durumda Avusturya’yı Balkanlarda genişletmek ve böylece Rusya’ya İngiltere ve Avusturya ile baraj teşkil etmek istiyor. (s. 102) Bu plan gerçekleşmeyince Doğu Sorunu’nu bu kez Rusya ile çözmek istiyor. Bu arada Türkler Sırpları yendiler ve Belgrad yolu açıldı. Rusya’da panslavistler kıyamet koparıyor. 31 Ekim’de İgnatief 48 saatlik ültimatom verdi ve İngiltere de İstanbul Konferansı’nı önerdi. (s. 103) Sonradan İsraeli’nin dediği gibi, İngiltere  Salisbury’yi Konferansa “Hıristiyan Türkler için ideal bir durum yaratmak için değil, Rusya’yı Türkiye’nin dışında tutmak için” yolladı. Konferans daha toplanmadan Ruslar savaşa hazırlanıyorlar. Hiçbir devlet İstanbul Konferansı’nın başarısına inanmıyor. (s. 104) Bismarck savaşın genelleşmesini istemiyor. İgnatief de Salisbury’yi kandırdı. (s. 105) Ruslar Salisbury’ye Konferans’a sunulacak metnin önceden ve Türklerin dışında hazırlanmasını kabul ettirdiler. Konferans 11 Aralıkta başladı. Batılıların bir “minimum programı” var. Türkler Konferans fikrine bile karşı; Anayasa hazırlıyorlar. 12 Ekim’de ilan edildi. 20 Aralıkta Mithat Paşa sadrazam oldu. 23 Aralıkta da Konferans, top sesleri ile,  açıldı. (s. 107) Buna dayanılarak Avrupa talepleri a priori reddedildi. (İngilizler el altından Türkleri desteklemişler.) (s. 107) Aslında Sultan ve Mithat Paşa biraz gerilemek istiyorlardı; fakat “o sırada kamu oyu (public sprit) o hale gelmişti ki gerilemek mümkün olmadı.” (s. 108) Parlamento’da Rum ve Ermeni milletvekilleri bile yurtseverce nutuklar attı, “şerefle ölmek”ten söz ettiler. (s. 108) Russel’ın raporuna göre Bismarck Fransız-Rus anlaşmasından korktuğu için Rusya’ya “hayırhah nötraliteden biraz daha iyi” davrandı. (s. 111) Çar ve Gorçakof da savaş istemiyorlardı. Savaş havası geçmişti. Son teşebbüs Mart’ta, easa olarak İngiltere ve Rusya’nın hazırladığı Londra Protokolu oldu. (s. 114) Fakat Ruslar da Türkler de milliyetçilik dalgasına kapılıp savaşa sürüklendiler.

20 Mayıs 1882’de Almanya-İtalya-Avusturya arasında “Üçlü İttifak” imzalandı. Bu anşalşma 1915’e kadar sürdü. Savaştan sonraya kadar gerçek içeriği bilinmedi ve hep spekülasyon konusu oldu. (24 Nisan’da Rusya savaş açtı) (s. 116)

23 Mart 1878’de Ayastefanos Anlaşması imzalandı. Çok ağır hükümler içeriyor. (s. 138)

Berlin Kongresi’ne Bismarck “Kongre benim!” şeklinde hakim oldu. Rus Çarı Berlin’de “tüm Avrupa’nın Bismarck başkanlığında Rusya’tya karşı birleştiği” kanısında. Bismarck ise Berlin’de Rusya ile Avusturya arasında denge sağladığına inanıyor. Ona göre dengeye aykırılıklar da Rusya lehine olmuş! (s. 172) fakat Çar “güvenilmez ve anlaşılmaz” olmuş. Bu üç imparator anlaşmasını zayıflatıyor. İngiltere ve Avusturya ile anlaşmak istiyor. Bu durumda Rusya hücum edemez.

1879’da Avusturya-Almanya anlaşması Bismarck sisteminin temelini teşkil etti. Avrupa’da barışa yönelik; Avusturya’ya da hakim. Aslında Rusya’da devrim ihtimali Avusturya’dan çoktu. (s. 174)

1886’dan sonra Boulanger hareketi bir intikam hareketi olarak başladı. Bismarck Fransa-Rusya ittifağından korkuyor. Fransa’da Gambetta gibi Rus otokrasisine düşman bir cumhuriyetçi bile Rusya’ya yaklaşma gereğini anlamış. (s. 376)

1887 Subatı’nda Birinci Akdeniz Anlaşması (Agreement) ile İtalya ve İngiltere Akdeniz’de ortak hareket etme kararı aldılar. Sonradan Avusturya da katıldı. (s. 401) Aralık 1887’de ise aynı devletler arasında İkinci Akdeniz Anlaşması imzalandı. Amaç Akdenizde barış ve statükoyu korumak.  Buna “Near Eastern Triplice” demek daha doğru. (s. 400-401)

Bismarck 1880’lerde Rusya’ya yakın. Hatta ona Çanakkale’de bazı mevzileri işgal hakkını bile tanımış. Bismarck Türklerin üçlü ittifağa girme tekliflerini reddetti. (s. 416) Bismarck Rusya ile görüşmelerinde İstanbul ve Boğazları Rusya’ya (“evinin anahtarı”) terke hazır. (s. 419) 1887’de Rusya ile “Reinsurance Alliance”ı anlaşmasını (Çar’ın isteği üzerine gizli yapıldı ve üç yıllık)  imzaladı. Buna göre Boğazların kontrolü Rusya için elzem olursa Bismarck bunun sağlanmasına yardım edecek. (s. 423) Amaç Rusya’yı Fransa’ya karşı nötralize etmek. Anlaşma  “Bismarck sisteminin gerçek temel taşı!” Varlığı 1896’da bilindi ve 1918’de içeriği açıklandı. Hararetli tartışmalar yapıldı. Anlaşma Rusya’ya Bulgaristan, Doğu Rumeli ve İstanbul’da hareket serbestisi veriyor. Birkaç yıl yürüdü ve barışı korudu. Fakat birçok asker savaşın nasıl olsa çıkacağına inanıyorlar. Bari “Triple Alliance” güçlü iken  çıksın.

İmparator II. Wilhelm Bismarck’ın politikaemişti.