FRANCO, MOİSE

ANASAYFA

FRANCO, MOİSE; Essai sur L’Histoire des İsraélites dans l’Empire Ottoman; Paris, 1897.

Yazar o sırada Osmanlı Devleti’nde 314 000 Yahudi bulunduğunu söylüyor. İspanya ve Portekiz’den gelenler dışında Alman, Polonyalı ve Macar Ashkenazim’ler var. (s. 1)

Galata’ya yerleşen Cizvitler (1584), 1609’da Yahudi çocuklarını Katolik yapmaya başladılar. Sultan lehlerine müdahale etti. Bu sırada I. Ahmet tahtta. I. İbrahim zamanında Mesih bekleyen Yahudiler arasında katliamlar oldu. (s. 88) Sabetay Sevi (1629-1676) IV. Mehmet zamanında ortaya çıktı. Dolaşa dolaşa Kahire’ye kadar geldi. Orada sarrafbaşı Rafael Yusuf Çelebi ile temasa geçti.  Sara ile evlendi. Bu sıralarda Spinoza bir Yahudi krallığı kurulması lehine yazıyor. (s. 107)

Mucizeler yapamayınca Sabetay Sevi kafayı kurtarmak için Müslüman oldu ve Mehmet Efendi ismiyle  kapıcıbaşı tayin edildi. Karısı da Fatma Kadın oldu. (s. 112) Sonra Arnavutluk’a (Dulcigno) sürüldü ve orada dinine sadık olarak öldü. (s. 113)

Selanik’te (yarı Yahudi, yarı Müslüman) Maamin Mezhebine mensup 6000-7000 kişi var. (s. 113)

XVIII. Yüzyıl: Hammer ve Voltaire’e göre Hekimbaşı Fonséca (Fransa’ya sadık imiş) önemli bir rol oynadı. 1702’de sadrazam Daltaban Paşa elbise yasakları başlattı. 1757’de III. Mustafa lükse karşı cezri kararlar çıkardı. 1756: Osmanlı tarihinin en korkunç yangını. (s. 118) XVIII. yüzyılda Pasarofça ve Belgrad anlaşmalarından sonra bazı Yahudiler Viyana’ya yerleşmeye başladılar. (s. 119) Avusturyalı Yahudiler ancak Osmanlı pasaportu ile Viyana’da kalabiliyor. Marie Thérese bunları kovmak istiyor. Osmanlı hükümetinin sarrafbaşısı Juda Baruch sultana rica ediyor; onun müdahalesi ile önleniyor. (s. 119)

XIX. Yüzyıl: Yeniçeri kırımı Osmanlı tarihinde Yahudiler (“reayanın en çok çeken sınıfı”) için de bir dönüm noktası oluyor. (s. 129) Aslında zoraki bir şekilde yeniçerilerle işbirliği içindeydiler. Hatta kırım sırasında bir sürü yeniçeri kıyafet değiştirerek Yahudi evlerine sığınmaya koştular. (s. 129) II. Mahmut döneminde koyu bir anti-semitizm vardı. Nedeni eski ön yargılar; mali hesaplar ya da yeniçerilerle “bazen çok sıkı olan” ilişkiler olabiliyordu. (s. 130)

Farhi ailesi XIX. yüzyıl ilk çeyreğinde Şam’da çok güçlü idi. Fakat boğduruldu ve malları müsadere edildi. Diğer nüfuzlu aileler hemen Şeyhülislama yazıp fetva aldılar vb.. (s. 131)

1820 Yunan isyanından sonra Osmanlılar Patriği asıyorlar. Rumlara göre fikir Yahudilerden geldi; hatta infazı da onlar yaptılar. Rumlar 5 000 Yahudi katlettiler. (s. 132)

II. Mahmut döneminde üç önemli Yahudi ailesi var. (1) Bağdad’da Gabay ailesi. Sultanın asi paşayı yenmesine yardım ediyorlar ve Yehazkel Gabay İstanbul’da sarrafbaşı oluyor. Halet Efendi’nin gözdesi. Ermeniler de bu sırada çok güçleniyorlar. Ermenilerle Yahudiler birbirlerinden nefret ediyorlar. (Yehazkel Gabay’ın Ermeni sarrafı Kazaz Artin’le mücadelesi: Artin darphane emini; sonunda savaşı o kazanıyor; Gabay sürgüne yollanıyor ve öldürülüyor.) (2) Acımanlar. Yeniçeri ocaklarının levazımcısı. Hepsi öldürüldü. Sonuncu Acıman, İsai Acıman da Yeniçeri kırımından sonra öldürüldü. (s. 134). (3) Karmonalar. Sarraflık ve iltizam işleri içindeler. Bunlar da Kazas Artin ile kavga halinde. Yeniçerilerle en yakın ilişkilere sahipler. Kazas, sultanı hepsini öldürmeye kışkırtıyor.(s. 134) Lûtfi tarihine göre hükümetin yeni ordu için paraya ihtiyacı var.

Abdülmecid zamanı (1839-1861). Refomlar övülüyor. Mahmut II. haracı 14 kuruştan otuz kuruşa çıkarmıştı. Sultan Mecid indirdi. (s. 146) Bir Karmona’nın da, Britanya Yahudiler Kurulu (Board of Deputies of British Jews) yardımıyla zararları tazmin edildi. (s. 150)

1860’da hahambaşı Avigdor’un girişimi ve Kamondo, Karmona, Hatem, Hamon gibi ailelerin desteğiyle iki Meclis kuruldu. Biri dört kişilik ve dini; ikincisi ise halkın (tabii eşrafın) seçtiği ve “Meclisi Pekidim” denilen Meclis. Bunun başına Kamondo getirildi.

Rotchild’ler Türkiye’ye Albert Cohn’u (bir şarkiyatçı) gönderdiler. Önemli bir olay! Abdülmecid’le görüşüyor; Kudüste kurumlar kurdu. (s. 154)

Abdülaziz döneminde önemli aileler: Camondo, Carmona, Hatem, Hamon. (s. 162)  Kamondo’nun desteklediği bir okul Fransızca eğitim yapıyor. Oysa rabbinler arasında fanatik bir grup var. Yahudileri 1862’de ayaklanmaya davet ediyorlar. Kamondolarla da savaş halindeler. Peri Paşa’daki okulda Fransızca öğretilmesi ve başına Benoit-Brunswick ve Lules Dalem’in getirilmesi bunun nedenlerinden.  Gerici haham İshak Acrische Kamondo’yu aforoz etti. Fakat o da ertesi gün hahambaşına Acrische’yi hapse attırdı. (s. 164) Bu fanatikleri güçlendirdi. Halkı harekete geçirdiler. Halk Sultan Aziz Eyüp’te camiye giderken ona başvurdu. Sultan önce isyan var zannetti, korktu. Sonra durumu anlayınca hemen affetti. (s. 165) Acrische hapisten çıkar çıkmaz, güçlü adamlardan hahambaşına karşı imza topladı. Fuad Paşa bu dilekçeyi milletin arzusu olarak görmedi. İzmir, Edirne ve Serez hahamlarından bir divan toplayarak hahambaşını akladı. Halkı da Kamondo’ya karşı davranışından dolayı ayıpladı. (s. 165-166)

1870’den sonra Cemaat çözülmeye başlıyor. Kont Kamondo Paris’e gidiyor. Halk içinde zenginler de var; fakat çoğu çok fakir. (Eskici, işportacı, turist rehberi vb.) (s. 180)

1865’de İzmir’de iki Yahudi cemaati arasında kavga çıktı. 1872’den sonra Rumlar, Ermeniler ve Türkler Yahudilere iftiralar ettiler. Zulümler, yangınlar oldu. 1867’de Fuat Paşa, Behar ve Nissim Kamondo’ya ikinci derece Mecidiye nişanı vermişti. Ayrıca Viyana’ya yerleşmiş üç yehudi tüccarına da aynı nişan verildi. (s. 237) Doğu’nun Rotschild’i denilen Abraham Kamondo 1873’te öldü. (s.245)

Kamondolar. İspaya-Portekiz kökenliler. Disraeli aynı aileden. Servetlerini Venedik’te yaptılar. Abraham Kamondo Venedik, İtalyan olduktan sonra İtalyan vatandaşlığı aldı. İtalya’ya büyük bağışlar yaptı. Victor Emmanuel, ona Kont sıfatı verdi. Yabancı uyruklu olmasına rağmen Reşit Paşa’nın tam güvenini kazandı ve Osmanlı devletinde mülk edinme hakkını elde etti. Okadar çok gayrımenkul sahibi oldu ki “İstanbul’un en zengin mülk sahibi” haline geldi. (s. 247) Paris’e yerleştiği 1872 yılına kadar Yahudi Cemaatinin başında kaldı. (s. 247) Merkezi Paris’te olan Alliance Israelite sayesinde 80-100 bin Yahudi Fransızca konuşuyor. Türkçeyi ancak 1 000 kadar Yahudi konuşuyor. (s. 249) XIX: yüzyıl başlarında ve ortalarında Yahudiler her türlü zanaatla uğraşıyor. (marangoz, camcı, demirci, sobacı, ciltci, halıcı, mekanisyen, dokumacı, kilitçi, arabacı, kazancı, saatçi vb.) Bu zanaatların önemli kısmını Alliance Israelite başlattı. (s. 251) Tek tarım okulu Yafa’da genç Paletsin Yahudileri tarafından kuruldu. Bunlar tarımın bütün dallarını pratik yolla öğrenmişlerdi. Rotschild de tarımda kolonizasyonu destekliyordu. (s. 253)