ABBOT, GEORGE FREDERİCK

Greece and the Allies, 1914-1922; Londra 1922.

Yazar, bir gazeteci. Statesman gazetesinin Kalküta muhabirliğini yapmış. Önsözünde  Hindistan’ı ziyaret eden Wales Prensine refakat ettiğini yazıyor. Bu eseri altı yıllık bir çalışmanın ürünüymüş ve ilk kez resmi Yunan belgelerini eserinde kullanmış. Kitap büyük bir Yunan sevgisi ile kaleme alınmış.

Esere bir sunuş yazan Büyük Britanya Yunan Donanması Komutanı Amiral Mark Kerr, Kral Konstantin’in İtilaf devletleri tarafından hırpalanmasını, yakın zamanların, Dreyfus olayından sonra en trajik olayı olarak görüyor. Kerr’e göre eğer Çanakkale alınsaydı savaş daha kısa sürer, Romanya ve Bulgaristan savaş dışı tutulur ve belki de Rus İhtilali olmazdı. Konstantin de ülkesini terk zorunda kalmaz ve ordusunun felakete yol açan Küçük Asya macerasına karşı çıkardı.

Yazar Abbot’a göre Türk-Yunan savaşı işin satıhtaki görüntüsü. Daha derinde Fransa’yla “Britanya İmparatorluğu’nun hayati çıkarlarını karşı kaşıya getiren” bir çatışma var. (s. VIII). Fransa Louis XIV’ten beri İngiliz çıkarlarına karşı bir Drang nach Osten politikası izliyor. Son savaşta da Fransızların Ankara hükümetine yaklaşması bir ihanet gibi gösteriliyor. Fransa’nın Konstantin’in dönüşünden çok olumsuz etkilendiği ve onun bütçesinin “yabancı kredilerin ve Türkiye’ye karşı ortak savaşın harcamalarını kolaylaştırmak için müttefiklerin Venizelos Hükümetine verdikleri ödünç paraların kesildiği boş bir bütçeye dönmesini sağladı.” (s. 233).

Yunanlılar Fransa’nın ayrı anlaşma yapmasından sonra giriştikleri “yıkıcı savaş”ın sonuçlarını öğrenmeliler (s. 237).

Turkey, Greece and Powers: A Study in Friendship and Hate, (Viscount Bryce’ınsunuşu ile)Londra, 1919.

Turkey in Transition, Londra, Edward Arnold, 1909.

Eser Meşrutiyetin ilk yılları hakkındailginç bilgiler ve tanıklıklar içeriyor. Özellikle “Türkiye’de yeni kadın” başlığı altında kadın statüsündeki olumlu gelişmelerden söz ediliyor. 1908 Devrimi’ne kadınlar da katılmışlar. Ve bunlar arasında tesettürsüz (unveiled) kadınlar da var (s. 24). Yunanlılar övülüyor (halkın en zeki, en zengin kısmı vb). Ermeniler Türk boyunduruğunun yerini Rus boyunduruğu almasından korkuyorlar (s. 77). Jön-Türkler kırıma uğrayan Ermenileri kurtarmak için parmaklarını oynatmadılar (s. 303). Eserde milletler, özgürlükler, parlamenter hayat vb hakkında ilginç bilgiler var.

— Under the Turk in Constantinople: A Record of Sir John Fich’s Embassy 1674-1681; Londra, 1920.

Aynı yazar tarafından yayına hazırlanmış.

Elçi John Fich, Padova Üniversitesi’nda tıp okumuş. Pisa Üniversitesi’nde anatomi kürsüsüne başkanlık yapmış. Beş yıl da Kral II. Charles’ın Floransa elçiliğini yapmış. J. Bryce, övücü sunuş yazısında eserin “Türk idaresinin canlı bir resmi” olduğunu yazıyor.

Osmanlı gururu Fransa kralından başka hiçbir krala “imparator” anlamını taşıyan “padişah” sıfatını layık görmemeleri ile anlatılıyor (s. 388).

Yazar katalogları inceleyerek İzmir (1702) ve Halep’teki (1688) kitap sayılarını sırasıyla 110 ve 210 olarak veriyor. Ve Macauley’in XVII. yüzyıl için sözünü ettiği “kitap kıtlığı”nı abartma olarak niteliyor (s. 389).