NOTOVİTCH, NİCOLAS

ANASAYFA

NOTOVİTCH, NİCOLAS; L’Empereur Nicolas II et La Politique Russe; Paris, 1895.

Kitap Alexandre III’ün uzun övgüsüyle başlıyor. Ermeni sorunu konusunda ilginç yorumlar var. “Tüm Avrupa barışta ve İngiltere, geçmişte olduğundan daha akıllı biçimde ittifakımızı arıyor.” “Ermeni sorunu bir entrikadan ibarettir.” (s. 7)

“Berlin Anlaşmasının bir Avrupa komisyonunun onayıyla hazırlanmış ve Türkiye’nin Avrupa eyaletlerinde ve orduda idari reformlar isteyen 23 ve 61. maddelerinin ne olduğu sorulabilir? Berlin Anlaşmasının sıkı bir şekilde uygulanmasını istemek Rusya’dan da fazla Türkiye’nin acil çıkarları gereği. Ne var ki o da haklarını almayı ihmal etti. Aksine Bulgaristan Prensi’ni hemencecik Rumeli genel valisi olarak kabul etti. Daha sonra da iki ülkenin idari ve siyasi birleşimini, Batemberg Prensi’nin yerini Cobourg Prensi’nin almasını, nihayet valinin iktidarı için Berlin Anlaşmasında konulan beş yıllık süreyi protesto etmeden geçiştirdi” (s. 72)

“Yaklaşık yirmi yıldan beri hiçbir şey Sultanın tebaası ile Çar’ın tebaası arasındaki ilişkilere gölge düşürmüyordu. Oysa şimdi İngilizler Küçük Asya’nın Rusya sınırında çıkacak karışıklıkların Sultan ve Çar’ı zor durumda bırakacağı düşüncesiyle bir Ermeni Sorunu yaratmanın görüşlerine uygun olacağı kanısına vardılar.” (s. 83) Kürtler yüzlerce Ermeniyi öldürdü. İngilizler bir araştırma komisyonu kurmak istiyorlar. Fransa ve Rusya komisyona katılmadılar. Hatta “az çok samimi seçimler” yoluyla Ermenistan’ta bir İngiliz Prensi başa getirmek bile konuşuldu. Prens de Teck’in adı geçti. Yazar ciddi bulmuyor. Gerçek neden şu: “Ermenistan Mezopotamya’ya hakim; Mezopotamya da Hindistan kapısı olacak Pers Körfezine açılıyor. Yani İngiltere jandarmalık peşinde.

“Türkiye Ermenileri Sultan’ın boyunduruğundan kurtuldukları zaman, Rusya Ermenilerinin de Çar’ın boyunduruğu altında inlediklerini keşfetmelerine kim engel olacak? Ve tebaamızın bu güzel keşfi yapmalarına yardımcı olmak için gerekirse Londra’da yeni kurtarıcı dernekler kurulmayacak mı?”

“Kırımları Sultan mı yoksa hükümeti mi tezgâhladı? İngiltere’nin en beklenmedik müdahaleleri izahı kesinlikle olanaksız bazı siyasal kırımları izlemedi mi? Türkler genellikle, ihanetle karışık bir barbarlık fiili yapmayacak kadar mert insanlardır. Katil hançerler onların elinde değildi ve silahsız Hıristiyanlara karşı kökleşmiş kinlerini tatmin için Kürtleri ve Çerkesleri cesaretlendirenler de onlar değildiler.” (s. 85)

Sonra reformlar lehine düşünceler. Yazar bu bağlamda Kürtlerin de kontrol edilmeleri gerektini yazıyor. (s. 86)