HOLT, P. M.

ANASAYFA

HOLT, P. M.; Egypt and the Fertile Crescent 1516-1922; Londra 1966.

XVI. yüzyıldaki    büyük enflasyon Mısır’da da etkilerini (asker-subay arasında) hissettirdi. 1586’da ilk askeri ayaklanma oldu. (s. 71) 1598 ve 1601’de yeniçeriler ve memluklar arasında kavgalar oldu. Memluklar XVII. ve XVIII. yüzyılda idareye el koydular. XVII. yüzyıl beylerinin önemli bir kısmı Bosna kökenli. (s. 73) XVII. yüzyıl ortalarındafakariya ve kasımiye aileleri kavgaları oldu. Boşnak Ahmet Paşa liderlerini öldürttü; aileler kaldı. Başka bir baskınla yeniçeri liderleri öldürüldü ve yeniçeri imtiyazları kaldırıldı. Himaye kurularak para toplanıyor; bunlar yüksek rütbeli subaylara gidiyorlar. (s. 87) Bir kısım yeniçeri zanaatkâr olmuş; parayı bunlar ödüyordu. 1709’da yeniçeri-sipahi kavgası. (s. 88) 1711 ayaklanması beyliklerin nüfuzunu güçlendirdi. 1711’den Napolyon çıkartmasına kadar beyler arasında hizip kavgaları; her hizip içinde de ‘riasa’ kavgaları yaşandı. (s.90)

Suriye’de de benzer şeyler oldu. Memluklar gibi bir grubun olmayışı krizi daha da artırdı. Yeniçeriler güçlendi. Devşirme sistemi olmadığından yerel halk yeniçeri olmaya başladı. (s. 103) XVI yüzyıl sonlarında Şam yeniçerileri, Halep’e de egemen olmaya başladılar. (Merkez ve vali ile kavgalar) XVIII. yüzyılda, Şam’da, kökeni karanlık, Azms ailesi sivrildi. (s. 107) Müftü ile anlaşarak, valiliği irsi bir şekilde ele geçirdi. Birçok malikâne sahibi oldu. 1730’da saray ihtilali patladı; valiliklerden atıldılar. (s. 108) 1740’da merkezden yeni iki yeniçeri bölüğü geldi. Zulüm arttı. Daha sonra Şeyh Zaydani ve Cezzar Ahmet Paşa (Boşnak) üstünlük sağladılar. Cezzar Ahmet Paşa 1756’da Mısır’a geldi; Memluk sistemini inceledi; sonra Suriye’de kendisi bir Memluk hanedanı kurdu. XVIII. yüzyıl sonlarında Halep’te “Aşraf” diye şehir eşrafından, Çelebi Mehmet liderliğinde (1768-1798)  silahlı bir hizip kuruldu. Yeniçerilerle kavgaya girdiler. 1798’de yeniçeriler bir kısım aşrafı katlettiler; fakat tam gücünü kıramadılar. Bu kavga, Kasımiye-fakariya kavgasına benziyordu. Lübnan’da da önce önce Kaysî-Yamanî; sonra da Canpolat-Yazbaki kutuplaşması oldu. (s. 133) Maraş ve Ayıntap’ta da benzer ihtilaflar yaşandı.

IRAQ: XVI. yüzyılda bir Basra valisi valiliği Afrasiab adında bir yerel ağaya sattı. O da kendisine Selçuklu bir ata icad etti. Bağdad ve merkezden itiraz gelmedi. Bağdad’da yeniçeriler egemen oldu. Şehirli bir sınıf oluşturdular.

Yeniçeri liderleri ayaklandılar. Bakr Subastı 1618’da Bağdat’ın en güçlü adamı oldu. Valiyi öldürdü. (s. 137) IV. Mehmet Bağdad’ı geri aldı; fakat yniçerilerle yerel ordu kavgaya başladı. Bundan yeniçeriler galip çıktı; fakat 1657’de yeni bir ayaklanma patladı. Mısır’da  asrın başındaki sipahi ayaklanmasına benziyor. (s. 140)

Bağdat, 1704’ten 1831’e kadar, Hasan Paşa tarafından kurulmuş bir aişle tarafından, adeta irsi bir şekilde yönetildi. Hasan Paşa, Bağdat’tan önce de birçok eyalet yönetmişti. Basra’ya da hakim oldu. 1722’de Safavi hanedanı çökünc Osmanlılarve Ruslar harekete geçmek istiyorlar. Hasan ve oğlu Gürcistan’dan topladıkları yetiştirdikleri bir personelle bir Memluk hanedanı (Household) kuruyorlar. “Memluklar Bağdat’ta, Mısır’da olduğu gibi sadece askeri değil, aynı zamanda idari bir elit yarattılar.” (s. 146) Paşa bunların liderlerine kızlarını verdi. XVIII. yüzyılda Musul’da da Abdülcelil adlı bir Hıristiyan tarafından benzer bir idare kuruldu. Çocukları Müslüman oldular ve yüz yıldan fazla Musul’u yönettiler. (s. 148)

Vahabi Hareketi: XVIII. yüzyıl sonlarına doğru, önce şehirli unsurlar arasında başladı. Muhammed İbn’ül vahap tarafından kuruldu. 1703 doğumlu. Hanbeli, ulema ailesinden geliyor. İbn Ta’miya’nın etkisi altında. Çok katı; Şeriat’ı ilk üç yüzyıldaki gibi kabul ediyor. Sufilere savaş açıyor; Osmanlı yönetimine karşı ortodoksinin savunucusu. (s. 150-151) Najd’da başlayan hareket 1788’de resmiyet kazandı. Suriye ve Irak’ı tehdide başladı. (s. 153) Mehmed Ali bunu kırdı. 1812’de Medine, 1813’te Mekke alındı. (s. 180) Napolyon, Mısır’da ulemaya dayanmak istedi. İkna edici olmadı; yer yer ayaklanmalar başladı. (s. 155-163) 1803-1804’de bir Memluk Beyi İngiltere’yi ziyaret etti. O kanalla daha çabuk hakim olmayı düşünüyorlar. Osmanlı sultanı, İngiliz baskısı ile Hidiv İsmail’i atınca Mısır üzerinde mali kontrol kuruldu. İsmail zamanında milliyetçilik başladı. (Daha önce İngiliz-Osmanlı ortak işgali).

Mısır milliyetçiliğinin unsurları. I) Anayasal deneme müreffeh köylülerin hissiyatını açıklamaya yol açtı; II) Türk-Çerkes unsurlara dayanmanın tepkileri; III) İslam. Cemaleddin Afgani etkileri. 1876’da subaylar gizli bir örgüt kurdular: Al Hizb’ül Vatanî. 1881’de Arabî (Ahmet) ayaklanması. (s.213)

“Osmanlı dönemininde Arapların sürekli sefalet ve zulüm altında yaşadıkları; Osmanlı rejiminin kindar bir halk üzerinde uygulanan tiranik bir rejim olduğu, tarihî bir olgu olmaktan çok modern milliyetçiliğin yarattığı bir efsanedir. Efsane, Osmanlı İmpratorluğu’ndaki  XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarındaki gelişmelerin gecikmiş bir yan ürünüydü. Belki de en çok Osmanlı idaresinin son safhasında, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Cemal Paşa yönetiminde yaşananlardan kaynaklanmıştı.” (s. 256)

İlk Arap milliyetçileri Hıristiyan Lübnanlılar arasından çıktı. (s. 256)  Daha çok Lübnan ayrılıkçı hareketiydi; 1882-83’de bitti. Asıl gelişme Necip Azuri ve Abdulrahman Kavakibi ile başladı. (Arabofil Alfieri ve W. S. Blunt etkilemiş). Abbas Hilmi II. sultanla rekabet halinde. Azuri, Fransız eğitimli; 1904-1916 arası Paris’te sürgün hayatı yaşamış. Arap Milleti Birliği’ni kurdu. Mısırlıları Arap saymıyor. Laik düşünceli. (s. 258) 1908 dönüm noktası oldu. İki grup var: 1) Osmanlıcılar; 2) karşıtları. Birinciler Arap-Osmanlı cemiyeti’ni; ikinciler 1911’de Paris’te “Genç Arap Derneği”ni kurdular. (s. 260) 1913’te yine Paris’te Arap Kongresi toplandı. Genç Türkler Arap-Osmanlı Cemiyeti’ni kapatmışlardı. Subaylar dışında Basralı Nakib’ül Eşraf da bu milliyetçilik de rol oynadı.