KÖPRÜLÜ, FUAT

ANASAYFA

KÖPRÜLÜ, FUAT; Türk İslam Feodalizmi; Belleten, sayı: 19. 1941

İslam’da toprak mülkiyetini Batılılar çok merak etmişler: S. de Sacy, Hammer, Belin, Vorms, Tschendorf, Bernhauer, van Berchem; XX. yüzyılda Becker, A. Gurland, W. H. Moreland, Sobernheim, G. Demombynes, J. Deny, Yakubowski, P. Wittek, A. N. Poliak.. Bunların hepsi İslam feodalizminden söz ediyorlar. M. Kovalevsy de bunlara dayanarak feodalizmin evrenselliğini ileri sürmüş. (s. 320) Terkibi makale C. H. Becker. P. Wittek de 1936’da onun görüşlerini özetlemiş.

Köprülü hepsini inceledikten sonra, özellikle XI. Yüzyılda Büyük Selçuklu İmparatorluğu^nun kuruluşuyla ilgili bilgilerin çok yetersiz olduğunu söylüyor. Olan bilgiler de Osmanlı Devleti ve esas olarak toprak mülkiyeti konusunda. (s. 324) Ch. Becker’e göre ilk irsi ikta sistemini Nizamülmülk kurdu. Osmanlı timar sistemi oradan geliyor.

Türk feodalizmi var mı? Bu feodalizme verilecek anlama bağlı. Bilgilerimiz bir isim vermeye yetecek kadar değil! Yazar hep “sadece mülkiyet, timar vb ile uğraşanları” eleştiriyor. (s. 331)

Köprülü Selçuklularda “amme müesseseleri ve hâkimiyet telakkisi” incelenirse “Selçukilerde iptida kabile ananelerinin çok kuvvetli olduğu görülür. Devlet saltanat ailesinin müşterek malıdır; Devletin başında büyük sultan bulunmakla beraber memleket ailenin bütün efradı arasında taksim olunmuştur” diyor. Tribal mahiyetteki hakimiyet telakkisi XIV. yüzyıl Anadolu beyliklerine (Tevaif-i Mülük) kadar sürmüş. Bütün bunlar incelenmeden Selçuk devleti feodal mi değil mi anlaşılamaz. (s. 332)

Les Origines du Bektachisme, Paris, 1926.

Anadolu’da her türlü mezhep karışmış ve sonunda “İran ve Anadolu’nun yerli inanaçlarından eklektik, senkretist, heterojen ve hatta bazen insicamsız bir çeşit Müslüman ezoterik halita” ortaya çıkmış (s. 14). Bunlar çoğunlıukla şizmatik görüşlerden oluşuyor. İbn Arabi Türk sufileri üzerinde çok etkili olmuş. Bütün devlet adamları, hatta sultanlar şeyhlere büyük saygı duyuyorlar.  Mevleviler daha çok şehirliler arasında, sultan himayesinden yararlanıyorlar. Bu yüzden Mevlevi şeyhleri hep kurulu düzenden yana oldular (s. 17). Daha Selçuklular döneminde Orta Asya’dan, Horasan’dan, Harzem’den Türkmen babalar geliyor. Baba İshak, Kalenderi babalarından biri. Selçukları Türkmen hanedanını yıkmaya kışkırtıyor. Yazara göre Simavnalı Şeyh Bedrettin ve daha sonra Deliorman’da görülen partizanları Baba İshak hareketinin kalıntıları (s. 20). “Anadolu’nun tüm kıızılbaşları da başka bir şey değil” (s. 20).