GEARY, GRATTAN

ANASAYFA

GEARY, GRATTAN; Through Asiatic Turkey, Narrative of a Journey from Bombay to the Bosphorus; Londra, 1878. 2 Cilt.

İlk ciltte uzun uzun Bağdad, Basra vb anlatılıyor. (ticaret, nüfus, eğitim, dinler vb).

İkinci ciltte de Kerkük, Musul, Kürdistan, Mardin, Halep vb anlatılıyor.

Gazi Osman Paşa ile Gazi Muhtar Paşa’nın övgüleri.  “Bu iki paşa da  giderek İmparatorluk’ta etkisini hissettiren burjuvaziden (middle class) geliyor.” (II, 308) Bunlar genellikle tek zevceli (monogam). Gazi Muhtar Paşa Bursa’da bir ipek fabrikası sahibinin oğlu. Kendisi de hissedar. (II, 309)

“Eğer Abdülhamit tahttan indirilseydi kardeşi onun yerini alıp İmparatorluğu devamlı bir şekilde idare edemezdi.” (V. Murat, her ne kadar ‘lucid interval’ lere sahipse de melankolik idi.)

Türkler askerlikte başarılı, fakat sivil idarede değil. Neden? “Çünkü askeri yöneticiler görevleri için onun doğasına uygun özel bir eğitim alıyorlar; oysa diğer dairelerde çalışanlar için böyle özel bir eğitim verilmiyor.” (II, 313)

İngiliz-Türk Konvansiyonuna riayet edilseydi Rus tecavüzü önlenecek, İmparatorluk kurtulacaktı. Bu yaygın bir kanıydı. Sir Austen Layard da böyle düşünüyordu. (II, 351) Türkiye reforme olmadı. Türkler hep idareye girmek istiyorlar. Ticarette yoklar. Bir Rum dostu “Türkler böyleler!” diyormuş. (II, 349)

Türkiye’de sivil servis yok. Memurlar yeterli eğitimden yoksun. Çok az maaş alıyorlar; üstelik düzensiz alıyorlar. Bir işte kalışları belirsiz süreye bağlı. Terfi düzensiz. Tabii yiyicilik var. “Lord Cornwallis’in idareci sınıfın maaşlarını artırıp, statülerini yükseltmesinden önce Hindistan’da sivil idare ne idiyse, bugün Türkiye’de de öyle!” (II, 354) Başlangıçta “çok iyi bir monark” olan Abdülaziz İmparatorluğu kurtaran nuhteşem (splendid) orduyu kurarken bir de sivil idare kursaydı durum çok farklı olurdu. (II, 355) Yazara göre sivil sevisi İngilizler kurabilir.