CLARK, EDWARD C.

ANASAYFA

CLARK, EDWARD C.; The Ottoman Industrial Revolution; IJMES;1974 (V)

Yazar “sanayileşme” dönemi olarak 1826-1841 (Mehmet Ali’nin durdurulması) tarihleri arasını alıyor. “Çok iyimser umutlar”dan söz ediyor. Bu dönemde bir sürü fabrika yapıldı: Dokuma, ayakkabı, deri fabrikaları, feshane vb. “Tipik bir şekilde bu girişimler imalatın son aşamalarında yoğunlaştı; buna bağlı ham madde, nakliye ve diğer iktisadi altyapı  gibi sorunları kavrayamadı ya da kısmen çözdü. Bu sorunlara daha realist çözüm bulmaya ancak izleyen on yıl içinde girişildi.” (s.67) 1841-42’den Kırım Savaşı’na kadar “büyük sayıda devlet imalat girişimi gerçekleştirildi. Sayıca olduğu kadar çeşitlilik, planlama ve dahili ham madde kaynaklarına atfedilen önem  itibariyle de bu imalat fabrikaları daha önceki bütün çabaları geride bıraktılar ve Osmanlı tarihine benzeri olmayan bir dönem olarak markasını vurdular. Bunlar gerçek bir sanayi devrimi için Osmanlıların tek umudunu teşkil ettiler” (s.67) Bu girişimler İstanbul’un Batı’sında, Yedi Kule-Küçük Çekmece arası, dokuz kilometrelik alanda gerçekleştirildiler. Yazar “sempatik olmayan”, fakat yerinden aktardığı bilgiler verilere uygun olan Mac Farlane’in bilgilerini kullanıyor. Bunlara göre merkez, Zeytinburnu yanında Bakırköy. Yeşilköy’de iddialı bir modern çiftlik kuruldu. Sonra Bursa, Beşiktaş (1844, demir döküm), Balıkesir (kaba yün elbiseler), İzmir (1844, kağıt fabrikası), Bulgaristan’da (top mermileri dökümü), Bağdad (barut imalatı. 1842-47), Tokat (bakır yüksek fırını) vb. “Kuşkusuz liste eksiktir.” (s.69) “Fabrikaları ve tesisleri kurmak, işletmek ve tamir etmek için kullanılan ustaların ve uzman işçilerin hepsi değilse bile büyük kısmı dışarıdan getiriliyorlardı. Başlangıçta bunların çoğu İngiltere’den geliyorlardı; fakat sonradan bunlar Belçika, Fransa, İtalya ve Avusturya’dan da geldiler.” (Mc Farlane, II. 436-455) “Bu sonuncu ülkelerde ücretler daha düşüktü ve belki de (Selim III dönemi sanayileşme programı için doğru olduğu gibi) Avrupa ülkelerinden bir tanesine bağımlı olmaktan kaçınma kaygısı da rol oynamıştı.” (s.69-70) Bunların emrinde 5 000 kadar vasıfsız işçi (Rum, Türk, Ermeni, Yahudi vb.) çalışıyordu.

Dadyan’lar (Hacı Arakel Dadyan) III. Selim zamanında yükselmeye başlıyor. Ohannes iki kez Avrupa seyahati yaptı. (1835-36, 1842) “Dadyanlar kilit mevkilere aile fertlerini yerleştirdi. Ohannes ithalatla ve hükümet ilişkileriyle (iç ve dış) meşgul oluyordu; Bogos yapılanların genel teftişini üstlenmişti ve Ohannes’in bir oğlu ve başka bir yeğeni Zeytinburnu’nda açılmış olan yeni teknik okulda idarecilik ve öğretmenlik yapıyorlardı.” (s.71)

1838 Balta Limanı Anlaşması ve 1841’de Mehmet Ali Paşa ayaklanmasının bastırılması “kısa sürede Nil üzerindeki fabrikaları harabe haline getirdi.” Fakat, paradoksal olarak, “bu korkutucu örnek Abdülmecid ve danışmanları üzerinde caydırıcı bir etki yapmadı.” (s.72)

Mısır 1800’lerden itibaren bir sürü fabrika kurdu. İç tekellerle ordusunu ve sivilleri yerli kumaşlarla giydiriyordu. 1841 Haziran’ında (Avrupa desteğiyle) bir Osmanlı fermanı ile ordusu % 80 küçültüldü ve 18 000 askere indirildi. Mehmet Ali’nin ekonomik gücü sarsıldı; bir sürü fabrika kapatıldı. (Bk. Charles Issawi, İJMES, 1961, XXI. Egypt since 1800: A Study in Lopsided Development) (s.72)

“1826 yeniçeri kırımından sonra ordu Avrupa stili teçhizata yöneldi ve iç kynaklarla kendi kendine yeterlik kaygısı terk edildi. 1841’den itibaren kitlesel bir sanayileşme ihtiyacı açık hale geldi.” Fakat 1848’de yarı tamamlanmış ve çalışmaya başlamamış fabrikalar çöktüler. 1849’da Dadyanlar kovuldular ve müsadereye uğradılar. Kırım Harbi ile de borçlanma başladı. “Bazı yabancılar, en büyük sorunun Dadyanların ve onların hesap verdikleri Osmanlı paşalarının yaptığı nüfuz suiistimali olduğunu hissettiler ve onları, biraz da abartarak, teknik tavsiyelere ilgisizlikle, yönetimde yeteneksizlikle ve alttaki buzağıyı hesaba katmadan, ortak alışkanlıkla, Osmanlı ineğini sağmak hususunda aşırı bir heyecan göstermekle itham ediyorlardı.” (s.74)

Yazar daha geniş bir çerçevede düşünmek gerektiği kanısında. Kemalist devletçiliğin 1840’ların mirasçısı olduğunu düşünüyor.