SÜLEYMAN PENAH EFENDİ RİSALESİ

ANASAYFA

SÜLEYMAN PENAH EFENDİ RİSALESİ; Özetleyen Yavuz Cezzar; Süleyman Penah Efendi’nin Sosyal, Ekonomik ve Mali Konulardaki Görüşleri; Toplum ve Bilim; 1988, No: 42. (s. 111-132)

Süleyman Penah Efendi Mora’lı bir aileden, 1740-1785 yılları arasında İstanbul’da yaşamış. (Risalesi ilk kez 1942-43’de Tarih Vesikaları Dergisi’nde yayımlandı: “Mora İhtilali Tarihçesi veya Penah Efendi Mecmuası (1769); T.V. Cilt:2; Sayı: 7-12.)

“Laik düşüncenin ilk ciddi temsilcilerinden biri de sayılabilmektedir.” (s.111)

“Ucuz kitap ve dağıtım”ın önemini söylemekle beraber, “tek başına matbaa olayının ilim ve fenlerin ülkeye yayılmasına yetmeyeceğinin farkındadır.” (s.115) Taşradan İstanbul’a büyük göç var; “garaz ve fitne” çıkarıyorlar. (s. 119)

Ayandan bazıları, kanun hilafına bir çok köyleri (karyeleri) ele geçirmiş, “çiftlik” haline getirmişler. (s. 125) Timar ve zeametler birer mukataa durumuna dönüştürülmüş. “Sipahiler timarlarını ya kendiliğinden iltizama vermektedirler; ya da ayan ve çiftlik sahipleri timar iltizamlarını alabilmek için şu veya bu biçimde sipahileri böyle bir uygulamanın suç ortakları yapmaktadırlar.” (Yasaya göre sipahiler kendi topraklarını kendileri “zapt” etmeli, yani kendi toplamalı.) Yazar yeni tahrir öneriyor. Rumeli’de, Tuna havzasındaki boş araziler “meccanen” halka dağıtılmalı. (s.126)

Paralar (sikkeler) “rayici yüksek” yerlere (İzmir, Şam, Bağdad, Halep, Basra, Mekke ve Mısır) gidiyorlar. (Hintli ve Yemen tüccarların taleplerinden çıkıyor. Yüksek fiyata kürk, lüks kumaşlar, kahve vb satıyorlar.) (s. 127)

Vergi yolsuzlukları ve reayanın ezilmesi. “Mütegalibe”ye kimler giriyor? “cizyedar, muhassıl, kocabaşı, mültezim, malikane sahibi, bacdaran, mütesellim, kaymakam ve ayan” sayılıyor. (s.121) “yerlu mütegalibe, bir yörenin yerli kişilerine o yörede önemli bir devlet görevi verilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır.” (s.122)

“Her kazada hükkam ve ayan ve kocabaşıyan bir cumhur misullu olup, memleketler mevrus-ı pederleri gibi alıp veriyorlar ve reayanın hiç sahibi yok gibidir… Devleti Aliye’nin bunlardan ve işlerinden birinden haberi yoktur.” (s. 122)

Vergi toplayıcılar (cizyedar, mültezim, mütevelli, malikane mutasarrafı) halkın bilgisizliğinden yararlanıp, onları eziyor. Tüm Rumeli Eyaletindeki “kocabaşı”lar mütegalibeden..Peşinat sistemi de sarraflara borçlanmaya yol açıyor. (s.123) Tapu kısıtlı tasarruf hakkı tanıyor; Penah Efendi, mülk mirasçıya geçmeli, diyor. (s. 124)