TODOROV, NİCOLAİ

ANASAYFA

TODOROV, NİCOLAİ; La Cooperation Interbalkanique dans le Mouvement Grec de Libération Nationale á la Fin du XVIII. et au Début du XIX. Siėcle; Etudes Historiques, II. Sofia, 1965.

Ünlü Bulgar tarihçi, bu makalesinde, Yunan Kurtuluş Savaşı’nda öncü sınıflar açısından şu gözlemde bulunuyor: “XVIII. yüzyılın son çeyreğinde ve XIX. yüzyılın başlarında Fenerliler ve toprak aristokrasisi artık Yunan Ulusal Kurtuluş Savaşı’na öncülük yapacak durumda bulunmuyorlardı.” (s.172) Osmanlı iktidarı ile bütünleştiler. Öncülüğü Yunan burjuvazisi aldı.

Bulgaristan Tarihi; Öncü Kitabevi, İstanbul, 1979.

XVI ve XVII. yüzyıllarda zorla din değiştirmeler oldu. (s. 46) Avusturya ve Rusya savaşları 1688’den beri ayaklanmalara neden oluyor. (s. 55) XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Güney Bulgaristan’da et üretimi ve yün dokumacılık gelişti. Yün üreten Plovdiv’li tüccarlara “abacı” deniyor. Makedonya’dan pamuk, yün ve iplik orta Avrupa’ya yollanıyor. (s. 57)

Paissi, Hilander Manastırı rahibi. Bulgar Ulusu’nun, Çarların ve azizlerin tarihini (1762) yazdı. Onun eserini Piskopos Sofronius sürdürdü. (s. 59) 1849’da İstanbul’da ilk Bulgar kilisesi kuruldu. 1870’te bağımsız bir ruhani başkanlık elde edildi. “Bu olay Bulgar ulusunun Osmanlı Devleti tarafından resmen tanınmas” demekti. (s. 67) 1875’te Bulgar Devrimci Komitesi kuruldu. Başkan Ch. Botev. Şair, edebiyatçı, gazeteci. Daha önce Konstantin Rigas’ın hareketi Bulgarları çok etkiledi. Yunan hareketine gönüllü katılanlar oldu. (s. 63) Fakat Rum Kilisesi Bulgar Kilisesi’ni Helenleştirmeye çalıştı.  (s. 67) Bulgar ulusal devriminin ilk lideri Georgi Stoikov Rakovski (1821-1867): Gazeteci, etnolog, avukat, tüccar olmuş. (s. 70)

“Balkanlaştırma” politikası Balkan uluslarının iradesi ve çıkarları dışında cereyan etti. (s. 87)

1893’te İç Makedonya Devrimci örgütü Jön-Türklere aktif olarak katıldı. (s. 91)

— La Genėse du capitalisme dans les Provinces Bulgares de L’Empire Ottoman au Cours de la Premiėre Moitié du XIX. Siėcle; Etudes Historiques, Sofya, 1960.

Tanzimat’tan sonra kısa sürede İstanbul’da 15 kadar modern fabrika kuruldu. Fakat bilgisizlik yüzünden kapandılar. Yazar “reform devri başlamadan bitti” diyor. (s. 237)

Abacılıkta (Aba orduda kullanılıyor) zanaattan (métier) kapitalizme (manüfaktür) geçiş. Devlet korporatif aşamada ileri, kapitalizmde gerici bir rol oynadı ve kapitalizme engel teşkil etti. Neden? 1) Etnik farklar (Abacılar hep Bulgar); 2) Yabancı sermaye nüfuzu (kurulan fabrikalar). (s. 232-233) Batı’da böyle olmadı. Mutlakiyetçi rejim şehirlerin desteğini kazanmak için kapitalizmi destekledi.

Abacılardan örnekler veriliyor. Bunlar “notables de métier” olarak başlıyor. En önemlileri Athanas Gümüşferdan. Abacı korporasyonunda da kapitalizme karşı eğilimler var. Ayrıca burjuva legalitesinin olmaması da büyük yatırımları önlüyor. Yazar çiftlikleşme de çok sınırlı oldu diyor.