SALİH MÜNİR PAŞA

ANASAYFA

SALİH MÜNİR PAŞA; Louis XVI et le Sultan Selim III.; Revue d’Histoire Diplomatique, Paris, 1912-1913. (s. 516-548)

Salih Münir Paşa (1859-1939)  Vezir Mahmut Celaleddin Paşa’nın (tarihçi) büyük oğlu. Sadrazam Çorlulu Silahdar Ali Paşa’nın (1706-1710 arası sadrazam) altıncı kuşaktan torunu. 1895’te Paris elçisi oldu. 1903’te vezir ünvanı aldı. Bern ve Brüksel’de de elçilik yaptı. 13 sene elçilik hayatından sonra 1908’de emekli oldu. Para sıkıntısı içinde öldü. Eski dışişleri bakanlarından Melih Esenbel’in amcası. (Türk Ansiklopedisi)

Makalede İshak Bey’in hayatı hakkında ilginç bilgiler var.

İshak Bey bir kapıcıbaşı’nın oğluymuş. O da ünlü vezir Deli Hüseyin Paşa’nın ahfadı ve Sultan Abdülhamit I’in  kız kardeşi Safiye Sultan ile evlenmiş. 1774’ten sonra bir Rus ile ilişki kuruyor. Onu, hayatını tehlikeye atarak, Ayasofya’da saklıyor ve kurtarıyor. İshak Bey Saraya kul (page) olarak girdi. 1769’da peşkirağası oldu. Paris’e gidene kadar savaşlara katıldı. 1774’e kadar amiral Hüseyin Paşa’nın emrinde çalıştı. O sırada Çeşme’de idi; kurtuldu.  Yedikule’den çıkmış bir Rus subayı, Major Zorich ile dostluk kuruyor; ona 4000 ruble borç veriyor ve Ayasofya’ya götürüyor. Bu yüzden Hasan Paşa kellesini istiyor; kaçması lazım.  Zorich kendisine Saint-Petersburg’a gitmesini öneriyor; Baron de Tott’a açıldı; o da kendisini vazgeçiriyor ve Paris’e yolluyor. Bu arada Rum dragomanlar diplomatik metinleri Ruslara tercüme ettikleri için gözden düşmüşler. İshak Bey bu yüzden mektupları göndermekle görevlendiriliyor.

İshak Bey’e P. J. M. Ruffin (Kralın Şark dilleri tercümanı) öğretmen olarak verildi. Tercüman temini için Choiseul-Gouffier dışişleri bakanı Vergennes’e yazmıştı. Mektupta “öğretmenin İshak Bey’in gururunu yaralayacak hiçbir şey yapmaması, otoriter ve ukala tavır takınmaması” öneriliyor. Vergennes önyargılarının nisbeten az olduğunu yazmış.

Selim III. henüz şehzade; Abdülhamit’in de projeden haberi var. Görünüşte ona Fransa’dan gözlük vb. getirme görevi verildi. Seyahat “muhtemelen” 1786 yaz başında başladı. Toulon’da onu Laurent Caine karşıladı. Yolculuğunda Marsilyalı tüccarlar karşılayıp yardım ediyorlar. Comte de Saint-Priest 1787’de İshak Bey’in “Fransızca’yı sadece kaprislerini tatmin edecek kadar öğrendiğini” yazıyor. 1787’de Chaville’e yerleşmiş; öğretmenden kaçmak için mi, yoksa özgürlük için mi belli değil. Orada da Parisli kadınlar kendisini buluyor.

Louis XVI ve Comte de Vergennes’e mektup yazılıyor. (3 Aralık 1786) Vergennes çok övülüyor. İngiltere ve Prusya, Rusya ile ilişkileri kesmeyin, savaşmayın demiş. Babası Fransa’yı dinlemiş ve savaşa girmiş. Fransa’nın taahütünü yerine getireceğini söylemiş. Acı bir diplomatik dille bu hatırlatılıyor. Fakat yine de yardım bekleniyor. XVI. Louis’ye mektup: Eski dostluk hatırlatıldıktan sonra Fransız ordularına güvenip güvenemeyeceğini soruyor.

İshak Bey dalgacı; Fransızca öğrenemiyor. “Paris başını döndürüyor!” (s. 531)

XVI. Louis yanıtında, “etraflı incelemeden sonra” Türkiye’yi Rusya’ya karşı merhum kralın (“her ne kadar çıkarına idiyse de”)  sokmadığının anlaşıldığı kaydediliyor. Biz iktidara geçtik geçeli Ruslarla savaşınızı önlemeye çalışıyoruz. Savaşı kazanmak için çok hazırlanmak lazım. Biz de subaylarla bu hazırlığa katkıda bulunmak istiyoruz. Saint-Priest’in önerisi ile İshak Bey geri yollanıyor. Hsan Paşa (Kaptanpaşa) intikam alır diye İstanbul’a gidemiyor. Bu arada Major Zorich Rusya’ya davet ediyor; 4000 rublelik borcunu ödeyecek durmdaymış. General Potemkin onu Rus ajanı yapmaya çalışıyor. Reddedip tekrar Fransa’ya kaçıyor. Selim’in yeni üç mektubu: Fransa açık bir angajmanı reddediyor. Vergennes Türkleri savaşa soktuktan sonra “Grand Cordon de Saint-André” nişanı almış ve dışişleri bakanı olmuş. (s. 538) XVI. Louis’ye ikinci mektupta askeri angajmanda bulunulmayış düş kırıklığı yarattı deniliyor. (s. 539) Selim III. 1789’da tahta çıkıyor. İshak Bey sonuç alamıyor. Borçlarını ödemek için Fransızlardan para istiyor. Rum dragomanların atılacağını söylüyor. M. Ruffin’in Saray’da dragomanlık için sultana tavsiye ettiğini söylüyor. İsteklerinin çoğu kuru bir dille reddediliyor.