AKYÜZ, KENAN

AKYÜZ, KENAN; Ziya Paşa’nın Amasya Mutasarrıflığı Sırasındaki Olaylar; Ankara, AÜ Yayınları, 1964.

Ziya Paşa’nın (1829-1880) devletteki ilk görevi “pek genç yaşta” Sadaret Mektubi Kalemine girmesiyle başlıyor. Reşit Paşa zamanında ise Mabeyn’e dördüncü kâtip olarak (1855) yükselmeye başlıyor. Abdülaziz’in de beğenisini ve güvenini kazanarak sarayda kalıyor. Ali Paşa düşmanlığı, Reşit Paşa hayranlığından ve Ali ve Fuat paşaların eski koruyucularına ihanetlerinden doğuyor! Zaten onu Saray’dan uzaklaştıran da Ali Paşa oluyor. Zaptiye müsteşarlığı ve Atina elçiliğine tayinden sonra Yunanistan’a gitmeyi reddederek Kıbrıs mutasarrafı oluşu. Ne var ki orada sıtmaya yakalanıyor ve İstanbul’a dönerek Meclis-i Vâlâ üyesi oluyor. Fakat sonunda onu İstanbul’dan uzaklaştırmak isteyen Fuat Paşa’nın girişimiyle 1863’te Amasya mutasarraflığına tayin ediliyor.  Karda kışta Amasya’ya gidiyor ve hastalanıyor. Bâsur ameliyatı için İstanbul’a dönmesi de kabul edilmiyor. Arzıhâl’inde bu durumu şöyle özetliyor: “işte ol vakit, politika hasmı zannettiğim zevatın adeta canıma kasdettiklerini anladım” (s. 2). 

Amasya’da sekiz ay yatakta kalıyor ve bu arada tekrar -ve bu kez tüm ailesi ile beraber- sıtmaya yakalanıyor. Kıbrıs’ta olduğu gibi, Amasya’da da bir çocuğu sıtmadan ölüyor. Bütün bu sıkıntılara rağmen, iyileşir iyileşmez kendini işine veriyor ve büyük işler başarıyor.

K. Akyüz, Ziya Paşa’nın Amasya’daki iki yıllık (1863 Aralık-1865 Aralık) hizmetlerini iki başlık altında topluyor: Asayişi tesis etme ve imar işleri!  Asayiş zorba ve eşkiyaları hizaya getirmesi; imarat ise büyük bir köprü, çarşı ve bedestan; yeni yollar; Amasya ile beş kazsında yapılan altı hükümet konakları; altı ilk okul; altı saat kulesi; bir idadi ve bir de hapishane! (s. 2). ( Bu etkinlikler TDV İslam Ansiklopedisi’nde de şöyle anlatılıyor: “Ziyâ Paşa burada (Amasya’da) kaldığı iki yıl boyunca benzeri görülmemiş bir imar hareketine girişti; halkı ferahlatacak tedbirler almak suretiyle sevgi ve saygısını kazandı. Amasya’nın merkezine ve beş kazasına altı hükümet konağı, altı mektep, bir idâdî, altı saat kulesi, bir hapishane binası, bir bedesten ve iş yerleri inşa ettirdi; ayrıca şehir merkezinde yeni yollar açtırdı. Onun bu faaliyetleri Amasya ıslahatı olarak anılmaktadır. Ancak çıkarlarına dokunduğu Zile Müftüsü Feyzullah Efendi ile Hacı Hasan Ağa gibi bir kısım eşrafın çıkardığı suistimal söylentileri üzerine bu defa Canik mutasarrıflığına nakledildi (1865)- Abdullah Uçman”.

Eser, Devlet arşivlerindeki İrade defterlerinde bulunan “Tahkikat dosyası”na dayanıyor. 39 belge de esere eklenmiş.

Ziya Paşa, Amasya’da zorbalarla (mütegallibe) ile savaşıyor. Başkalarının nadas halindeki toprağını kendi toprağı gibi göstererek köylüleri çalıştıran ve sömüren eski Müftü Lütfullah Efendi ve işbirlikçisi Hacı Hasan Ağa hakkında, çoban Hasan’ın şikâyeti üzerine soruşturma başlatıyor. Soruşturma da yapılan şikâyetlerin haklı olduğunu kabul ediyor. Soygunun ve zorbalığın nasıl “din ve adalet adamı kisvesi altında” yürütüldüğüne dair çarpıcı bir örnek! (s. 11). Lütfullah Efendi daha önce yapılan şikâyetler üzerine Sivas’a sürülmüş, fakat sonra bir yolunu bularak Zile’ye dönmüş, hatta oğlunu da Zile müftüsü tayin etirmiş. Zile’nin  “çok bayağı bir baskı ve tethiş sistemi ile müteagallibesini arkasına almayı başarıyor; onlar da Ziya Paşa’yı merkeze Zile ve yöresine felaket saçan” şikâyet ediyorlar ve Ali Paşa tarafından görevden alınmasını sağlıyorlar! (s. 11).