PURYEAR, V. JOHN

ANASAYFA

PURYEAR, V. JOHN; England, Russia and the Straits Question; Berkeley, 1931.

Nicolas I, Haziran 1844’te İngiltere’yi ziyaret etti. Gizli ve “sözlü” bir anlaşma imzaladı. Fakat aynı tarihli Nesselrode memorandumu durumu açıkladı. Nesselrode memo’sunda İngiltere denizler, Rusya karalara egemen; ortak hareketleri karşılıklı çıkar sağlar, deniyor. Edirne Anlaşması’ndan sonra, Rusya, geleneksel politikasının aksine Osmanlı bütünlüğünü savunuyor. (s. 5)

1844 Anlaşması gizli tutulmuş; asıl arşiv belgeleri 1908’den sonra ortaya çıktı. 1908’de Rus arşivleri müdürü S. M. Gorianov bazı belgeleri yayınladı. 1912’de de İngiliz arşivleri açıldı. Yeni veriler “kaçınılmaz bir şekilde Kırım Savaşı diplomasisinin tümünün yeni bir yorumuna” yol açtı. (s. 4) Yazarın kendisi de “bazen modern diplomasinin enigması gibi görünen” Kırım Savaşı için “revizyonist” bir yorum getiriyor. Yazar eseri savaşın çıkmasına neden olan “siyasal ve iktisadi” güçleri yorumlamak için yazmış.

Anlaşma iki ülkenin tüm Türkiye sorunlarında işbirliğini sağlıyor; hatta Sultan’ın Avrupa topraklarının sonunda barışçı yolla taksimi için bir taksim içeriyordu.” (s. XIII)

Yazar savaşı “tarihin en garip ve gereksiz savaşlarından biri” olarak niteliyor. (s. XIII)

“Kırım Savaşı’nın genel nedenleri başlıca iki açıdan görülebilir: Büyük Britanya ile Rusya’nın Asya’daki rekabetleri (bunda Ortadoğu’nun ticari ve stratejik potansiyelleri hakim bir rol oynuyor); ikincisi, 1844 İngiliz-Rus Anlaşması’nın gizli maddelerinde cisimleşen diplomatik düzenlemenin, bir kriz anında çöküşü.

Anlaşmanın iki temel ilkesi: “Zayıf bir Türk İmparatorluğu’nu mümkün olduğu kadar uzun süre muhafaza etmek ve Osmanlı egemenliğindeki toprakların (dominyonların) nihaî paylaşımında diğer Avrupa ülkeleriyle işbirliği yapmak!” (s.4) Bu çerçevede Ruslar, 1845 ayaklanmasında Saray’ı tuttular.

I. Alexandre, II. Katerina’dan beri izlenen geleneksel politikayı terk etti. 1825’te Çar olan Nicolas I. de bu yolu izledi. Yine de 1826 Nisan ayında İngiliz ve Ruslar bağımsız Yunan protokolünü imzaladılar. (s.7) (Rus belgeleri için bkz Martens, R.T.R; Zhigarev)

Edirne Anlaşması Rus politikasının temeli haline geldi. Balkanlarda bağımsız devletler, Ruslar için daha ciddi bir tehlike olabilir (“careless Turk”den farklı bir şekilde). Ayrıca Rusya büyük, yeni toprağa ihtiyacı yok! (Metternich’in politikası için bkz. E. Molden) Türk İmparatorluğu harabeleri üzerine, Metternich Arap imparatorluğu bile düşünüyor. (s. 18)

Canning’in savunmasına rağmen Palmerston 1832’de II. Mahmut’a yardımı reddetti. (s.19) Eylül 1833’de Münchengrätz’de  Rusya-Avusturya anlaştılar. Osmanlı bütünlüğüne saygılı olacaklar; fakat ilerde paylaşma olursa Avusturya katılacak. (s. 20) Bu iki şey çelişkili. İngiltere ile anlaşma bu çelişkiyi ortadan kaldırmak istiyor. Avusturya anlaşması (ki bu da gizli) Hünkar İskelesi’ni yok (nullify) etmiş. (s.21) Fransa’nın Mısır’daki dalavereleri de İngiltere’yi Rusya’ya doğru itti. 1839’dan sonra anti-Rus duygular zayıflamaya başladılar. (s.31)  1839-40’da Fransa, Mehmet Ali’yi destekledi. 1840’da Fransa-İngiltere neredeyse savaşacaklardı. Rusya İngiltere’ye yardım önerdi. Fransa izole oldu. (s. 35)

Haziran 1844 gizli İngiliz-Rus anlaşmasında iki boşluk vardı. 1) İstanbul kime ait olacaktı? Nicolas I. “Rusya, İngiltere, Fransa ve yeni bir Bizans devletini açıkça dışlamıştı”; 2) paylaşma ne zaman yapılacaktı? (s. 55) Anlaşmayı son derce az sayıda insan bilecek. (İngiltere’de sadece başbakan ve dışişleri bakanı bildi; elçi Canning Kırım Savaşı sırasında öğrendi)

Kırım savaşının ticari öncülleri: “İngiltere Kırım’da bir şey kazandıysa o da Doğu Akdeniz’de ticari üstünlüktür.” (s. 75) Kırım Savaşı öncesinde İngiltere’de siyaset adamları ve gazeteciler ikiye ayrılmış. Türkiye’yi mi, yoksa Rusya’yı mı desteklemeli? Cobden Rus yanlısı. Aberdeen de Rusçu. (“Türklerle arası tamamen açık”). Gladstone ve Graham da, barışçı olmakla beraber, Aberdeen’e yakınlar. Buna karşılık Urquhart (Marx da aynı paralelede) Türklerden yana. (s. 77)

Rusya’da biri İngiliz, diğeri de Fransız yanlısı iki parti var. Edirne anlaşmasından sonra İngiltere’nin de Rusların da Osmanlılarla ticareti arttı. Rus ticareti tamamen hububat ihracına dayanıyor ve Osmanlılarla rekabet halinde. Edirne anlaşmasıyla Eflak ve Buğdan buğdayını Türkiye’ye belli fiyatla satmak mecburiyetinden kurtuldu; uluslar arası rekabete girdi. Galatz ve Brailov’dan İngiliz gemileriyle, Rusya aleyhine ihracata başladılar. (s. 87) Buna rağmen Rus buğday ihracı da arttı.

1840’tan sonra Rusya tekstil imalatını da geliştirmeye ve Avrupa pazarlarında yer aramaya başladı. (s. 89) Osmanlılar 1838’de ticaret anlaşmasını imzaladılar; oysa Rusya tamamen himayeci bir sistem güdüyordu. 1844 anlaşmasından hemen önce, Canning, Rus ticareti karşısında İngiliz ticaretinin çok elverişsiz koşullar içinde olduğunu yazdı. (s. 92)

1840’dan sonra Odesa Rus iktisadi hayatında büyük önem kazandı; 1844’te merkezî ihraç limanı oldu. Kırım ve Azov limanlarının da önemi arttı. Rusya ihracatını artırmak için önlemler alıyor.

1846-1852 arasında İngiltere, Belçika, Holanda ve diğer ülkelerde hububat için  gümrük vergisi kalkınca Rus ihracatı istikrara kavuştu. (s. 102) Aberden İngiliz ticaretini Ruslarla eşit haklara sahip kılmaya çalışıyor. Ruslara Balta Limanı gibi bir anlaşma öneriyor. (s. 103) Nesselrode çok yavaş davranıyor. Rusya benzer anlaşmayı ancak 1846’da imzaladı. (Metin için bkz. Martens, N.R.G; IX. 131) Urquhart’a Hünkar İskelesi anlaşmasından 17 gün sonra yazılarak, Türkiye’ye incelemeye yollandı. (s. 107) Urquhart için sadece bir noktada başarılı oldu, diyor. “1838 Ticaret Anlaşmasına Urquhart’ın başladığı müzakereler çıkış noktası teşkil etti.” (s. 116)

Metternich ve Guizot Balta Limanı anlaşmasını, Türk ve İngiliz tüccarlarına eşit haklar veriyor diye, Türkiye’de imalat sanayinin gelişmesini engelleyeceğini ileri sürdüler. Yazar, bu nedenle Türkler Birinci Dünya Savaşına kadar “bir millet olmaktan çok bir ordu” olma durumunda kaldılar, diyor. “Yeterli donanıma sahip olmadan serbest ticaretçi” oldular. (s. 119) 1849’da İngiltere gizli diplomaside bir adım daha atıyor. Palmerston, Hünkar İskelesi anlaşmasına benzer haklar peşinde. Aralık 1849’da Sultan’dan yeni ticari ayrıcalıklar (“Britanya vatandaşlarının Türkiye’deki her türlü ticaret ve üretici girişime tamamen katılması” şeklinde) istendi. (s. 124) Türkiye reddetti.

Karadeniz ticareti Tuna eyaletlerinin bağımsızlığı ile ilgili.

Fransa’yı Kırım Savaşı’na girmeye (İngiltere, Avusturya gibi) zorlayan bir neden yok. Yazar Fransa’nın bu savaşa girmesini bir “muamma” olarak niteliyor. Fransız ticari çıkarları Türkiye’de Rusya’nınkilerle çatışmıyor. “Kutsal topraklar” ihtilafı da savaşa götürecek kadar değil. 1845’ten sonra Fransa izole olmuş. 1840’da Louis Philippe küçük düşmüş. Fransa savaşa girerek Avrupa ittifak sisteminde “devrim” yapacak! (s. 319)

International Economics and Diplomacy in the Near East 1834-1853; Stanford-Oxford, 1935.

Esere bir önsöz yazan Prof. R. J. Kerner (Kaliforniya) Puryear’ın objektifliğini övüyor.

Yazara göre Kırım Savaşı iktisadi nedenlerle doğdu. Bu konuda Urquhart’ın gizli raporlarında daha açık olarak ifade edilen tezleri özetleniyor. (s. 26) Bu özette Türkiye’nin ticari potansiyeli söz konusu edilmemiş. (Oysa Urquhart’ın üzerinde ısrarla durduğu bir konu). İngiltere’nin en büyük kaygısı şu: Rusya’nın Hindistan yolunu kapatmasını önlemek ve yayılmasını durdurmak için Hünkar İskelesi yok edilmeli. (Slade de benzer görüşlerde) Richard Cobden ise karşı görüşte ve barışçı metodlar öneriyor. (s. 27)

Urquhart Doğu sorununu Cobden’den çok daha iyi biliyor. Urquhart Kasım 1834’te Türkiye’de konsolos oldu. 1836’da da Palmerston onu İstanbul elçiliğinde sekreterlik görevine atadı. Yazar “ Urquhart’ın Palmerston üzerindeki etkisi tartışılmaz” diyor. (s. 28) Yazar Urquhart’ın tüm eserlerine gönderme yapıyor.

Rusya’ya göre 1838 anlaşmasının Osmanlı Devleti’nde ticareti nasıl geliştirdiği anlatılıyor. İngiliz-Osmanlı ticaret anlaşmasının geri planı veriliyor. (s. 119-123)

1838 anlaşması ile Türkiye, İngiltere’nin Rusya’ya nisbetle “göreli olarak daha iyi” müşterisi oldu. (s. 109)

Eserde Urquhart’ın hazırladığı 1836 taslağı hiç söz konusu edilmiyor.