ETON, WİLLİAM

ANASAYFA

ETON, WİLLİAM; Tableau Historique, Politique et Moderne de l’Empire Ottoman; Paris, 1801. 2 cilt.

Eser “19. Yüzyıl Başında Osmanlı İmparatorluğu” (Kitabevi, İstanbul, 2009) başlığı altında Türkçeye de çevrildi. Orada yazar hakkında etraflı bilgi var. Eton, 1794-1801 yılları arasında William Pitt kabinesi Savunma Bakanı Henry Dundas’a “Doğu uzmanı” olarak hizmet etmiş. Oriental Company’de de temsilcilik yapmış. St. Petersburg elçiliğinde beş yıl sekreter olarak çalışmış ve bu süre içinde Prens Potemkin ile yakın ilişki kurmuş. Türkiye’de de, ticaretle ilişkisi dolayısıyla, konsolosluk görevinde bulunduğunu söylüyor. Eseri yazıldığı dönemde en çok dikkate alınmış eserlerden biri. İlk kez 1798’de A Survey of the Turkish Empire başlığı altında yayınlanmış. 1799, 1801 ve 1809 yıllarında tekrar basılmış. Aslında yüzeysel ve düşmanca duygularla yazılmış bir eser. Düşmanlığının kaynağında da daha çok Osmanlıların Fransa’ya yakınlığı yatıyor. Düşmanca duygularını açıklamak ve meşru göstermek için şunu söylüyor: “Ben bu eseri hazırlarken onların (Türklerin) kendi tarihlerinde yer verdikleri olaylardan hareket ettim. Aslında Türklerin kendileri hakkında yazdıklarıyla oluşturdukları tablodan daha korkunç bir tablo olamaz”. (Türkçe çeviri, s. xvı).

Girişte çok olumsuz hükümler ifade ediliyor. Osmanlı devleti “canavarca (monstrueux) hükümet” (s. vııı), Osmanlılar da “barbar bir millet” (s. 15) olarak tanımlanıyor. Eton eserinde güttüğü amacı şöyle açıklıyor: “İngiltere’nin çıkarları ile Rusya’nın çıkarlarının birbirlerinden ayrılmaz olduklarını kanıtlamaya çalıştım; bu gerçek genellikle kabul ediliyor.” (s. xıı)

Yazara göre Türkler Avrupa’dan kovulsa ve o bölgede büyük bir Grek devleti kurulsa, bu İngiltere’nin lehine olur. (s. xıı)

Yazar Baron de Tott’un eserini övüyor; “en iyi” diyor. (s. 6).

Mülkiyet sultana ait deniyor. (s. 35)

Silahlar: “Türklerin bütün dikkati kılıçlarının mükemmelleşmesine yönelik.” (s. 100) Her asker kılıcını kendi seçiyor. En iyi Türk kılıçlarının zaafı kırılganlıkları: “Acemice bir atış sonucu cam gibi kırılıyorlar.” (s. 103) Tabii ‘bayonet’in keşfi kılıcın değerini azalttı.

II. Cilt: “Büyük Britanya’nın en güçlü, en doğal ve en yararlı müttefiği Rusya’nın çıkarları onunkilere o kadar sıkı bağlı ki, siyasal hareketleri hiçbir zaman birbirinden ayrılmamalı. İngiliz-Rus ticareti çok kârlı. Her yıl bir veya bir buçuk milyon sterlinlik fazlalık var. St-Petersburg limanına her yıl 500’den fazla İngiliz gemisi mal taşıyor. (II, 161) Ayrıca şu bakımdan çok önemli: İngiliz deniz sanayine gerekli techizatın büyük kısmı  Rusya’dan geliyor. “İngiltere bu ithalatı sağlamak için yüzlerce gemi ve binlerce denizci seferber ediyor”.  Kenevir (sicim yapılıyor) ithali de sonderece önemli. (II, 161-162)

“Rusya denizlerde bizim rakibimiz değil; biz de kıtada onun rakibi değiliz. Biz onun ordusuna; o da bizim donanmamıza muhtaç!” (s. 163) Hepsi bu kadar!

“1774 harbinde Saint-James Hükümetinin hararetle Rus çıkarlarını desteklemesi, ona yardımcı olsun diye bir deniz kuvveti yollaması” Katerina’nın büyük sempatisini sağladı. (II, 166)

Kısaca bir büyük “Grek İmparatorluğu” savunuluyor. (II, 188)

İngiliz-Türk ticareti öneminden çok şeyler kaybetmiş. Nedenleri: 1) Diğer ülkelerin rekabeti; 2) ülkenin fakirleşmesi (tüketim azalıyor); 3) ticaretin yönünün değişmesi; 4) Londra’daki Doğu (Levant) Kumpanyası tekeli (tekel bir avuç insanın yemliği haline gelmiş); bu yüzden bazı tüccarlar başka devletler aracılığı ile Osmanlılarla ticaret yapıyorlar. Örneğin ilaç malzemeleri, pamuk İtalya ve Hollanda aracuılığıyla geliyor. (II, 220-222) Bu tekel olmasa Fransa Türkiye’ye bu kadar kumaş satamazdı. (II, 230)

Doğu ticaretinin sırrı: “Levant ticaretinin sırrına vakıf olan az sayıdaki tüccarlar bütün sermayelerini avantajlı bir biçimde kullanabiliyorlar ve bunun sonucu olarak yeni ticaret dalları yaratmayı ve kaybolan ticaret branşlarını canlandırmayı denemiyorlar.” (II. 232)

“Türkiye’de bir elçinin iktidarı çok büyüktür; yaşama ve ölüm haklarına kadar uzanır.” (II, 244. (Kendi ülkelerinin kanunlarına göre hukuk icra ediyorlar.)

İngiltere karantina sistemi yetersiz bulunuyor. Her an gemiler Türkiye’den veba taşıyabilir, deniyor. (II, 253)

Tepedelenli Ali hakkında bilgiler. “Türkçeyi çok az anlıyor” deniyor. (II, 107)