THOBİE, JACQUES

ANASAYFA

THOBİE, JACQUES; Intérêts et Impérialisme Français dans L’Empire Ottoman, 1895-1914; Paris, Publications de la Sorbonne, 1977.

Osmanlı son döneminin iktisadi ve mali iflasına ışık tutan dev bir eser.

1895’de, 1881’de olduğu gibi, İngiltere ve Fransa Osmanlı borçlarının çoğunu ellerinde bulunduruyorlar. Fransa: % 46; İngiltere: % 18;4; Almanya: % 10,5. (s.124) (Borç yekunu: 2 673 milyon Frank) “Fransız sermayesi kitlesel biçimde Osmanlı kağıtlarına yatırlmış ve Osmanlı kamu borçlarının kabaca yarısını teşkil ediyor.” (s. 124) Muharrem Kararnamesine kadar (Aralık 1881) alacaklılar, ellerinden geldiği kadar büyük bir mâli kâr sağlamaya çalışıyorlar. Alacaklıları temsil ettiği farz edilen Düyunu Umumiye ile bu durum aşıldı. Osmanlı Bakması da 1881-1914 arası giderek Fransızlaştı. (s.125)

1876-1881 krizi bir sürü bankanın batmasına yol açarak bir temizliğe yol açtı. “Osmanlı Bankası Türkiye’deki bütün büyük işlerde bir tekel kurma eğilimine girdi.” (s. 125)

1881-1895 arası Fransız yatırımlarının yoğunluğu 1854-1881 arasına göre çok azaldı. 1/3’e düştü. 1914 Fransa’ya % 5 faizli borçlanma sırasında birisi Fransa dışişlerine imzasız bir mektup yollayarak Türkiye’nin Üçlü İttifak lehine savaşa hazırlandığını, alacaklıların mahvolacağını yazmış. (Bu sırada Şerif Paşa Paris’te çıkardığı ‘Meşrutiyet’ gazetesinde bunu açık açık yazıyordu. T. T.) Oysa Fransız basını borcun çok lehinde. (s. 698-699). 800 milyonluk bir borçlanma 500 milyon Frank olarak gerçekleşiyor. (s.699)

Devletin yabancı ülkelerden, özellikle de Fransa’dan almış olduğu borçların 3/4’ü “kronik olarak ihtiyaç içinde bulunan devletin cari açıklarını ve bütçe açıklarını kapatmak için” kullanıldılar. (s.722) Yeni bir zenginlik yaratmadılar. Türkiye “uluslar arası dilenciliğe” (“mendicité internationale”) mahkûm oldu. 1/4’ü  şirketlere yatırıldı. Bunlar maden çıkarıp, ham halde ihraç ediyorlar; bir çelik sanayi kurmayı düşünmüyorlar. İpek sanayinde de, Lyon’un nezaretinde, iplik imalatından öte bir şey yapılamadı. (s.722)

“Yabancı yatırımlar Türkiye’de ürünlerin imal edilmelerini imkânsız kılacak şekilde yönlendirildiler. Türkiye’de imal edilecek ürünler, sadece varlıklarıyla ticaret dengesini düzelterek memleketin zenginleşmesine olanak sağlayacaklardı.” Bu yatırımlar hemen kazanç sağlayacak ya da devletin stratejik nedenlerle uygun gördüğü yerlere gittiler. (s. 722)

Türkiye’nin savaşta kampını seçmesinde çok karışık (coğrafya, güç hesapları vb.) nedenler var. Fakat temel nedeni “İtilaf Devletleri’nin Türkiye’deki yabancı çıkarların 3/4’üne sahip olmaları” teşkil etti. Yani Osmanlı devleti için “en ağır yükler ve tehditler” bu taraftan geliyordu. (s.724)  1 Ekim 1914’te kapitülasyonların ilgası bunun işareti idi.