MARİON-CRAWFORD, FRANCİS

ANASAYFA

MARİON-CRAWFORD, FRANCİS; 1890’larda İstanbul; çeviren: Şeniz Türkömer, İstanbul, İş Bankası Yayınları, 2007. (Constantinople, New York, Charles Scribner’s Sons, 1895).

Yazar (1854-1909), Amerikalı varlıklı bir ailenin çocuğu. Edebiyatçı ve yazar; Cambridge, Heidelberg, Roma ve Harvard’da okumuş. Harvard’da Sanskritçe eğitimi almış! Doğunun gizemi ile büyülenmiş bir yazar. Uzun yıllar da İtalya’da yaşamış. Roman, tiyatro eserleri, popüler tarih kitapları ve seyahat izlenimleri yazmış. İtalyan mafiası hakkında da bir eseri var. Marlon Brando’nun ölümsüzleştirdiği Corleone ailesini ilk kez o anlatmış; bir tiyatro eseri de dostu Sarah Bernard tarafından sahnelenmiş!

 Bu eserde aslında İstanbul’la ilgili özgün şeyler söylemiyor; fakat Edwin Lord Weeks’in güzel desen ve portreleri eşliğinde hoş betimlemeler yapıyor. Türk yanlısı bir bakış açısı var. Yahudi değil, fakat Yahudileri Osmanlı Hıristiyanlarından ayırıyor ve onları Türklerle birlikte “güvenilir” buluyor.  Eğer, diyor, “vebadan kaçar gibi Hıristiyanlardan uzak durmuş ve bir Türk ya da Yahudi ile iş yapmışsanız”, “başarılısınız” demektir! (s. 30).  

Haliç, Galata, Pera ve tüm İstanbul sokaklarındaki “hareket”e ve “canlılığa” bakarak “hasta adam” sözünün anlamsızlığına işaret ediyor. (s. 10). Yazar, “Türkleri bir millet olarak mı, yoksa İslam’ın müşterek bağıyla bir araya gelmiş bir farklı ırklar topluluğu olarak mı görmek gerektiği” konusunda kararsız. (s. 10). 

Şu gözlemler de ilginç: “Rumlar, Ermeniler, Acemler ve Afrikalılar kendilerine Türk diyerek ve bazen onun ülkesini kötü yöneterek adına gölge düşürmüşlerdir. Türk aslında güzel nitelikleri olan biridir ve dünyanın üstün, egemen ırklarından birine dahildir”; “(…) her semte yayılmış olan Rum ve Ermeni kalabalığı Türk’ü soymuyorsa neyle yaşıyor ve neyle zenginleşiyor?” (s. 11-12).