UÇAROL, RIFAT

ANASAYFA

UÇAROL, RIFAT; Gazi Ahmet Muhtar Paşa; İstanbul, Milliyet Yayınları, 1976.

Muhtar Paşa’nın özellikle Mısır’daki görevi konusunda ilginç bilgiler var.

Mısır 1876’da borçlarının faizini ödemeyi reddedince 1878’de İngiliz- Fransız mali kontrolü altına girmişti. 1882’de Arabi Paşa hareketi yüzünden İngilizler Mısır’ı “geçici” olarak işgal ettiler. 1885’te görüşmeler başladı. Osmanlılar ve İngilizler Mısır’a “yüksek komiser” yollayacaklar. Bunlar Hidiv’le işbirliği içinde reformlar vb yapacaklar ve İngilizlerin çekilmesini düzenleyecekler (s. 171). Osmanlı komiseri olarak Gazi Muhtar Paşa seçildi. Muhtar Paşa 1885’te Mısır’da tezahüratla karşılandı. (Maaşı 50 bin kuruştan, 75 bin kuruşa çıkarıldı). (s. 176). Oysa görüşmeler uzadıkça uzadı.

Rivayete göre,  Sultan Gazi Osman Paşa’yı da “Mabeyn Müşirliği” gibi ne olduğu belirsiz bir göreve atamış ve “nötralize” etmişti. Fakat onu saltanat arabasına alarak honore ediyor, gönlünü alıyordu.

1887 Mayıs ayında geçici bir anlaşma imzalandı. Tehlikeli bir durum ortaya çıkmazsa (?) İngilizler Mısır’ı üç yıl içinde terk edecekler (s. 203). Ahmet Muhtar Paşa’nı orada resmi bir görevi kalmadığı halde 1908’e kadar kaldı ve sık sık müdahaleye çalıştı. Oysa İngilizler giderek yerleşiyorlar.

Hidiv Tevfik Paşa 1892’de ölünce yerine Abbas Hilmi Paşa (II) hidiv oldu (s. 224). Yeni Hidiv İstanbul’u ziyaret etti. Gazi Muhtar Paşa yeni hidivin “anti-Türk” davranışlarını rapor ediyor (s. 226). Hidiv, her yıl Avrupa seyahatine çıkıyor; Jön-Türkleri koruyor. Muhtar Paşa’nın Mısır iç işlerine karışmasını istemiyor.

İsmail Paşa İstanbul’da. Son günlerini Mısır’da geçirmek istiyor. Abbas Hilmi müsaade etmiyor (s. 239). Mısır, 1890’larda kuvvetli bir Jön-Türk merkezi haline geldi. Hidiv Abbas Hilmi bunlara yardım ediyor (s. 243). Mizancı Murat’ı Mısır’a davet ediyor ve sonunda Murat da Mısır’a gidiyor. Murat Bey, “Hatıralar”ında (Mücahedeyi Milliye, 1327) Mizan gazetesini, “bilerek İngilizlerin himayesi altında herkesi ikna etmek istedim” diyor (s. 245). Amacı, Hidiv’i, Babı Ali ve Yıldız’ın şikayetlerinden korumak. Murat Bey ile Gazi A. Muhtar Paşa’nın ilişkileri çok iyi. Paşa’nın yaveri Ahmet Sarp Bey de “ateşli bir Jön-Türk” (s. 246). Sarayın baskısı ile Murat Mısır’dan çıkarılıyor. Hatırat’ında Murat Bey, “Kendisi ile her hususta kalben bir olduğumuz halde, yek diğerine muhalif tavır ve kalem kullanmaklığımız işe daha ziyade dram rengini vermekte idi” diyor.(s. 248). Oysa Muhtar Paşa, saraya devamlı raporlar gönderip, Jön-Türkleri “fesat ocağı”, “güruh” olarak niteliyor (s. 252-253). 1908’den sonra İstanbul’a döndü ve bu kez de Abdülhamit’in düşmesinde rol oynadı (s. 467).

Gazi Muhtar Paşa 1892’de Yahudilerin Filistin’e yerleşmeleri konusunda rapor hazırladı (s. 260). Bağdad demiryolunun Almanlara verilmesine karşı çıktı (s. 273). Meşrutiyet’te Ayan Meclisi üyesi oldu. 1912 Temmuzunda Mahmut Şevket Paşa istifa edince “Büyük Kabine”yi kurdu. O zamana kadar tarafsız olduğunu söylüyordu. Bunda Lütfü Simavi de rol oynadı (s. 341).