BİLECİK OSMANLI SEMPOZYUMU

BİLECİK OSMANLI SEMPOZYUMU; Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluş Meseleleri Sempozyumu; Bilecik Üniversitesi Yayınları, Bilecik, 2009.

Eser toplantıya sunulan tebliğlerden oluşuyor. İlk ve en ilginç tebliğ Ahmet Yaşar Ocak’ın ve “Osmanlı Devleti’nin ‘Kuruluş Sorunsalı’ Karşısında Menâkıbnâmeler: Katkılar, Sorular, Düşünceler” başlığını taşıyor. (s. 3-12). Yazar kuruluş yorumlarında “menâkıbnâmeler”e hak ettikleri yerin verilmediğini söylüyor ve başlıca iki eser üzerinde duruyor. İlki Elvan Çelebi’nin 1350 civarında kaleme aldığı Menâkıbu’l Kudsiye. Bu eser 1240’larda patlak veren ve İbn Bibi üzerinden hep Baba İshak etrafında yorumlanan Babailer isyanının öyküsünü kökten değiştirmiş. Bu büyük isyanın, diğerlerinden farklı olarak, 1416’daki Şeyh Bedrettin’inki gibi daha sonraki ayaklanmaları da etkilediği hususuna ışık tutuyormuş. İkinci olarak da, eser, Baba İlyas ve çevresinin, diğer Osmanlı kaynaklarının hiç değinmediği 13. yüzyılın en önemli Vefai sufilerinden Dede Garkın ile bağlantılı olduğunu ortaya koyuyormuş! Baba İlyas, Dede Garkın’ın baş halifesi imiş ve eser Babai çevresinin çok daha iyi tanınmasına yardımcı oluyormuş! Aynı bağlamda Şeyh Edebali, Geyikli Baba ve benzerlerinin Baba İlyas müridi, daha da önemlisi 12. Yüzyıl büyük Iraklı Sufisi Seyyid Ebu’l Vefa Bağdadi’nin tarikatı olan Vefaiyye’ye mensup oldukları anlaşılıyormuş! Yani yakın zamanlara kadar Ahi sanılan Edebali de aslında Vefaiyye mensubu imiş! Bu sıfatla da, pirlerin muharip müridlerine kılıç kuşatma geleneğine uygun olarak, Osman Gazi’ye kılıç kuşatmış!

Ocak’ın ele aldığı ikinci eser de (TDV yayınları, 2007) Vilayetnâme-i Hacı Bektaş-ı Veli adını taşıyor. Eser,  İstanbul’un fethi ile güçlü bir imparatorluğun kuruluşu sırasında kaleme alınmış. Hacı Bektaş-ı Veli hakkında “tek tafsilatlı bilgi ihtiva eden” kaynak. Osman Gazi’nin nasıl bey olduğu ve ilk yılları hakkında da bir pasaj içeriyor. “Eser Osman Gazi’nin babası Ertoğdı (Ertuğrul) Alp’i Hacı Bektaş’a mürid yapıp soyunun hükümdarlığa soyunun hükümdarlığa nail olacağı müjdesini onun ağzından verdirir. Dikkat edilirse burada Osman Gazi’nin yerini Ertoğdı Alp, Edebali’nin yerini de Hacı Bektaş almıştır (…) Hacı Bektaş Ertoğdı Alp’e  tekbirle kılıç kuşatır ve onu Rum’a salar”. Daha sonra da Osman Gazi’yi Hacı Bektaş-ı Velî ile temasa geçirir ve onun izniyle gaza ve cihada başlatır. (s. 11).

Sempozyum’da Prof. Necdet Öztürk de Osmanlı kroniklerinde Ertuğrul Bey’le ilgili bilgileri incelemiş ve bunların ne kadar rivayet ve tutarsızlıklarla dolu olduğunu ortaya koymuştur. (s. 22-48).