BÖLÜKBAŞI, Ö. FARUK

BÖLÜKBAŞI, Ö. FARUK; II. Abdülhamid Döneminde Mali İdare, Tezyid-i Varidat ve Tenkih-i Masarifat; İstanbul, Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, 2008.

Arşiv belgelerine dayanan öğretici bir yüksek lisans çalışması.

Yazar, “kötü yönetim, savurganlık ve rüşvet Tanzimatçıların üç öneml hastalığıydı” diyor (s. 123). Sultan II. Abdülhamid döneminde iktidar Bab-ı Ali’den Yıldız Sarayı’na kayınca mali idare de Saray’da (“Yıldız Kamarillası” tarafından)  yapılanıyor ve kurulan mali komisyonlarca yönetiliyor. Bölükbaşı, sonuç bölümünde “bu komisyonlar olağanüstü kuruluşlar ve devlet mekanizmasının gayri tabii unsurları olarak nitelenebilir” diyor (s. 124); fakat, (Maliye Nezaretini de kontrol eden işlevleriyle) istikrarın sağlanmasında çok önemli bir rol oynuyorlar.

1877-78 Savaşı bir yandan ağır tazminata, öye yandan da büyük muhacir akınına yol açmıştı. Muhacirlerin Ali Suavi darbe girişiminde oynadığı rol, Sultan’ın bunlara karşı “derin merhamet hissi yerini endişeye” bıraktı (s. 12).

Aşar vergisinin toplanması ve artırılması büyük bir sorundu. Bu aynı zamanda “diplomatik bir sorun” haline de gelmişti. Savaş öncesinde Tersane Konferansı sırasında İngilizlerin istedikleri ıslahat arasında aşar vergisinin ıslahı da vardı (s. 38). Islahat-ı Maliye Komisyonu, 1879’da maliye Nezaretine bağlı bir Aşar ve Ağnam Emaneti kurdu ve bu kurum 17 Ocak 1880’de Padişah tarafından da onaylanarak yürürlüğr girdi (s. 40). 1871’den itibaren aşar iltizam yoluyla ya da emaneten toplanıyordu, fakat ister iltizam ister emanet olsun “büyük ölçüde taşra mali idarelerinin sırtında idi” (s. 40).

Emanet usulü yürümedi ve 1885’te yeniden iltizam usulüne dönüldü.  Hazineye bağlı görevliler tarafından tahsil edilen bu vergi Hazine’ye yılda 500 bin lira masraf getiriyordu. Ayrıca, “Aşar ve Ağnam Emaneti’nin kapasitesi yetersiz ambarlarında depolanan zahire çürüyor ve büyük kayıplar yaşanıyordu. Aynî ürünün nakde çevrilmesi büyük bir sorundu” (s. 58). Dünyada da buğday fiyatları devamlı düşüyor, aşar geliri bu kanalla da azalıyordu. Komisyon’un yolsuzlukları da ek bir faktördü.

1887’de İhaleyi Aşar Müdüriyeti’nin görevleri genişletildi ve ismi de Aşar ve Rüsumat İdareyi umumiyesi oldu (s. 60).

Abdülhamid, Meclisi Mebusan’ı tatil ederken, dedesi sultan Mahmud’un izinden gideceğini “açıkça ifade etmişti” (s. 79).