TROUBETZKOΪ, GREGOİRE

ANASAYFA

TROUBETZKOΪ, GREGOİRE; La Politique Russe en Orient, le Schisme Bulgare;

La Revue d’Histoire Diplomatique; 1907. (İki makale)

“Adetleri ve ilgileri batı uygarlığı adet ve fikir akımlarından bu kadar uzak olan bu garip ülkede din ve siyaset aynı şeymiş gibi görünüyor.” (s. 162) Din adamlarının heryerde oluşları dikkati çekiyor; hepsi de çok siyaset konuşuyorlar. Tüm Hıristiyanlar ortodoksuz diyorlar; İstanbul kilisesi Ökümenik. Bu uzun müddet Rusya’nın işini kolaylaştırdı. (s. 166)

Kırım Savaşı Rusya’yı zayıflatınca Slavlar kendi başlarının çarelerine bakmaya başladılar. (s. 171) Bulgarlar bağımsız bir kiliseyi tamamen siyasal özerklik içiğn istiyorlar.

Osmanlılar 1860’da kilise statüsünde bir reform yaparak (karma bir komisyon kurarak yönetime laik bir unsur soktular) din adamlarının gücünü sarstılar. (s. 172-173) de dahil herkesin desteğiyle seçilen VI. Grégoire Bulgarlara özerk kilise reformu hazırladı. Rumlar karşı çıktı. VI. Grégoire da İgnatieff’e “Bulgarların siyasal bağımsızlığına kendi ellerimle bir köprü hazırlıyorum” demiş. (s. 176) Rumlar Bulgarları küçük bir parçaya sıkıştırmak istiyorlar. 1868 Girit sorunu Türkleri Bulgarlara yaklaştırdı. Bulgarların ulusal duygularını tahrik etti. (s. 179-180)

Rumlar Ruslara karşı mesafe almaya başladı. “Le Phare du Bosphore” adında anti-slav bir gazete çıkarmaya başladılar. (s. 190) Bu sırada Roma’da bir Ökümenik Koncil toplanmış; onları da davet ediyor. Doğu’da Ortodoksluk halka mal olmuş. Fakat İgnatieff Cizvitlerden korkuyor. Teker teker insan kazanmaya çalışıyorlar. (s. 196)

1870 Fermanı özerk bir Bulgar kilisesi yaratıyor. (s. 395) Rus elçisi de fermanın çıköası için Ali Paşa’yı desteklemiş. Rumlar küplere biniyorlar. Babıâli bir Bulgar Devleti kurulmasın diye kilisenin coğrafi yetki alanını muğlak bıraktı. (s. 401) Ruslar slavizmden sonra  (panslavizmin aksine dinci ve barışçı) dar bir milliyetçiliğe kaydılar. Slavofiller için “Rus halkı halklar içinde en Hıristiyan olanı, Ortodoksluk da Hıristiyan inancın en saf şekliydi. Buradan ulusal idealle Ortodoksluk idealini tamamen özdeşleştirmek için sadece bir adım daha atmak gerekiyordu ki bu adım da dar  milliyetçilik dejenere doktrinine inananlar tarafından aşıldı.” (s. 424)

1872’de Bulgar “shisme”i: siyasal-dini ilk başlangıç romantizminin Slavcılığa dönüşmesi. (s. 425) Milliyetçilik 1880’lerde doruğuna ulaştı. (s. 426)

Les Préliminaires de la Conférence de Londre; Revue d’Histoire Diplomatique; 1909, cilt. 23.

Makale Rusya ve İstanbul Rus elçiliği arşiv belgelerine dayanılarak hazırlanmış. Türkler daha Almanlar 1870’de zafer kazanmadan bazı sonuçlar çıkarmış ve Viyana’ya Prusya yanlısı elçi Halil Paşa’yı yollamışlar.

“Bu sırada Türk hükümetinin başında Fransız kültürüne büyük hayranlık besleyen bir parti vardı.” (s. 109) Fakat Fransız politikasında istikrar yok. Çelişki hem sultanı hem de Hıristiyanları desteklemekten geliyor.  1870’e doğru Fransa Rusya’ya yaklaşıyor. Yeni Fransa elçisi Fleury’ye Rusya ile “bağları sıkmak” talimatı verilmiş. (s. 110) Gorçakof Fransa yanlısı, fakat istikrarsızlıktan şikayetçi. Fransız elçisi de güçlüğün gizli ihtilalci Slav komitelerden (panslavizmi masonluğa benzetiyor; bkz. Comte Fleury, La France et la Russie en 1870) geldiği kanısında. Daha önceki elçi M. Bourée merkeze çağrılmadan önce sultanla görüşmüş ve Rus tehlikesini tekrar anlatmış. (s. 115)

Babıali’nin elinde Rus düşmanı bir sürü mülteci var. “Babıali bu mülteciler arasından kendisine her türlü gizli istihbaratı verecek ajanlar buluyordu.” Abdülaziz zamanında istihbarat sistemi geliştirildi. (“Reform” yapıldı deniyor.) Onun zamanında “jurnalcılık” kurumsallaştı; “yani örgütlü bir casuslar çetesi kahvelere, tiyatrolara, özel evlere sızmaya başladılar…” (s. 117) Bunlar saraya bağlı. Bir de dışişlerine bağlı casusluk örgütü var; başında Polonyalı Ocza bulunuyor.  Burada “satılan” belgeler yapılıyor! Casuslar bir çok “üzücü, fakat tamamen gerçek” durumlar yarattılar. (s. 119)

1856 Hattı “sahte reformlar” vaat etmiş. İgnatieff 1870 savaşı patlayınca, Temmuz’da  Ali Paşa ile görüştü. Ali Paşa Fransa’yı tutuyor. La Turquie gazetesi (resmi) Prusya’yı tutuyor. Türkiye’de Fransa’dan bıkmış olanlar arasında bir de “Almancı” parti var. (s. 125)